“Volkswagen skandalı büyüyor!”

Hayır, aslında büyüyen başka bir şey.

57
27862

Volkswagen’in dizel araçlarının emisyon değerlerini olduğundan düşük gösteren bir yazılımla hile yaptığının ortaya çıkmasından bu yana yaklaşık bir hafta geçti.

Bu büyük bir sahtekârlık ve Volkswagen’e, aldığı ve hak ettiği astronomik cezaya rağmen, paradan daha önemli şeyler kaybettirecek. Teknolojisine güvenen ve bunun için satın alanlar, uğradıkları hayal kırıklığı sonucu başka markalara yönelecekler. Yaratmak için senelerdir uğraştıkları Premium imajı, özellikle Amerikalılar nezdinde alaşağı olacak. Kaybolan bu güveni yeniden tesis etmek için, çok ekstra önlemler almaları gerekecek. Sunacakları garanti koşullarının, tüm rekabetin ötesine geçmesi icap edecek.

Kaptan Amerika

Toplam 17 milyon araçlık ABD pazarı, VW’nin dünyanın en büyük otomobil üreticisi olma yolunda Çin’le beraber en büyük fırsatlardan biri. 2013’te Toyota ve GM’in ardından üçüncü olan VW, 2014’te Toyota’nın hemen arkasında ikinciliğe yükselmişti. 2015’in ilk yarısındaysa ilk kez Toyota’yı geçerek dünyanın en çok satan otomobil üreticisi oldular.

Çin, 1.74 milyon satışla VW’nin ABD pazarını katlamış olsa da, geçen sene Almanlar’ın satışları uzak doğuda 2005’ten bu yana ilk kez düşüş yaşadı. Öte yandan ABD’de, son 9 yılın bilançosu şu şekilde:

2006: 235,140

2007: 230,572

2008: 223,128

2009: 213,454

2010: 256,830

2011: 324,402

2012: 438,133

2013: 407,704

2014: 366,970

2011’de Chattanooga, Tennessee‘de açılan fabrikalarının ve kiralama şirketleri filosuna dahil olmalarının bu yükselişte payı büyük.

İntihar

Peki VW neden böyle bir riske girdi? En çok arabayı onlar satmıyordu ama en çok parayı onlar kazanıyordu. Nasıl oldu da böyle bir hataya düştüler?

Emisyonları düşük göstermenin mahiyetinden başlayalım.

2004 yılında Amerika’da emisyon standartları değişmeye başladı. Tier 2 Bin 5 adındaki bu standardın geçiş süreci 2009’a kadar sürdü. Bu seneden itibaren, sınıflara göre belirlenen NOx miktarının üstünde emisyon üreten araçlar satılamayacaktı.

VW’nin sınava 1.6 TDI’larla giremeyeceği ve “size does matter” (boyut önemlidir) yahut “there is no replacement for displacement” (hacmin ikamesi yoktur) gibi mottoların ana vatanı ABD’de, bu minik motorlu arabaları kimsenin almayacağı aşikardı. 2 litrelik dizellerini satabilmek içinse daha iyi performans ve daha düşük tüketimi, daha makul fiyata sundukları konusunda tüketiciyi ikna etmeleri gerekiyordu.

Skandalın odağı EA189 kodlu dizel motorlar 2007’de piyasaya çıktı ve 6 ay gecikmeyle, 2008’de Jetta’yla ABD’ye girdi. Gecikmenin açıklanan sebebi, emisyon konusundaki uyuşmazlıklardı. Bu motor 2012’de yerini EA288 kodlu, AdBlue katalitik konvertörlü yeni nesil motorlara bıraktı.

EPA’nın testlerinde EA189, yeni emisyon standartlarına uyumlu görünüyordu. Bu sırada VW reklamlarında özellikle araçlarının menzili üstünde duruyor, bazı modellerinin tek depoyla 650 mil (~1000 km) kat edebildiğini iddia ediyordu – Amerikalılar için menzil, ortalama tüketimden daha önemlidir.

Sonra işler karışmaya başladı.

Tekerine çomak sokmak

Avrupalı bir araştırma grubu, Euro 5’ten daha nitelikli olduğunu düşündükleri Tier 2 Bin 5 emisyon standartlarını kendi kıtalarına taşımak için 2013‘te ABD’ye geldi (2010’da yürürlüğe giren Euro 5, daha sonra yerini 2014’te Euro 6’ya bıraktı).

Önce, rastgele seçtikleri üç otomobilin EPA test sonuçlarıyla reel kullanımdaki sonuçlarını karşılaştırdılar. Seçtikleri bu üç model bir VW Passat, bir VW Jetta ve bir BMW X5‘ti. X5 testi sorunsuz atlatırken, VW’lerin NOx salımı olması gerekenden 40 kata kadar yüksek çıktı.

California’da bir üniversite tarafından teyit edilen sonuçlar, VW’ye bildirildi ve okulun internet sitesinde yayınlandı. Almanlar 2014‘te sorunun yazılım hatasından kaynaklandığını ve çözüldüğünü söylediler. Ancak 2015‘te karşılaştırmalı test yeniden gerçekleştirildi ve sonuç aynıydı: Yolda kullanılan VW’lerin emisyonları EPA testindekinden çok daha yüksek çıkıyordu. Ardından EPA, VW’ye hatayı derhal düzeltmesini, aksi takdirde 2016’dan itibaren araçlarına ABD’de satış yasağı konacağını bildirdi.

İşte o zaman VW, teslim bayrağını çekti.

California’ya pirince giderken…

Yani tüm bu olanlar, Tier 2 Bin 5 emisyonlarını karşılayamayan motorları 2009’da yeni standartlarla uyumlu hale getirmek yerine, VW’nin basit bir yazılım hilesine başvurmasından kaynaklandı.

Peki bu uyumu nasıl sağlayacaklardı? Yeni dizel motorlarına (EA288) koydukları, AdBlue adlı, üre püskürtmeli katalitik konvertör ile.

Peki neden bunu yapmak yerine riske girdiler? Çünkü bu sistemin araç başı maliyeti 50 $‘dı, ve 11 milyon araçta bu 550 milyon dolar anlamına geliyordu. Bu yükün altına girmek yerine, yeni motorlarının pazara gireceği 2012’yi beklemeyi seçtiler. Ancak bu sırada EA189 tamamen piyasadan çekilmedi, bu nedenle ceza ve geri çağırmalar bazı 2012-2015 modelleri de kapsıyor.

Temizlik 

CEO Martin Winterkorn’un özür dileyerek istifasıyla başlayan süreç, dünya çapında 11 milyon aracın geri çağırılmasıyla devam edecek. Bunların yalnızca 450 bini Amerika’da satıldı. VW durumu telafi etmek için 6.5 milyar dolarlık ek bir fon ayırmış durumda.

Peki geri çağırıp ne yapacaklar? İşte burası karışık. Söz konusu hileli yazılımı sökerek tüm araçların EPA testlerindeki gibi çalışmasını sağlayabilirler. Bu da performansı yerlerde sürünen ve ikinci el değeri dibe vurmuş milyonlarca VW anlamına gelir.

Hükumetle anlaşıp vergi dilimi farkından ötürü çıkan faturayı üstlenebilirler ki bu aldıkları cezanın tamamen dışında bir gider olacaktır. Ancak ABD hükumetini buna ikna etmek, çok daha büyük tavizler vermeyi gerektirir.

Ya da hepsine AdBlue takabilirler ki en mantıklı çözüm bu görünüyor.

Vebali boynuna, ama…

Yakın otomotiv tarihinde, üstünden bu kadar kısa süre geçmiş olmasına rağmen daha şimdiden VW’ninki kadar yankı yaratmamış bazı skandalları hatırlayalım:

  • 1992-2000 arasında, fabrika çıkışı Firestone marka lastikleri patlayarak devrilen Ford’lar nedeniyle 103 kişi öldü ve 400’den fazla kişi yaralandı. Şirket özür diledi ve 6.5 milyon araç geri çağırıldı. ABD hükumeti, 1 milyar dolar ceza kesti.
  • 2000-2014 arasında, kontak anahtarı patlayan GM’ler nedeniyle 124 kişi öldü ve 600’den fazla kişi yaralandı. Şirket özür diledi ve 30 milyon araç geri çağırıldı. ABD hükumeti, 900 milyon dolar ceza kesti.
  • 2009-2011 arasında, gaz pedalı paspasa takılı kalan Toyota’lar nedeniyle 89 kişi öldü ve 300’den fazla kişi yaralandı. Şirket özür diledi ve 7.5 milyon araç geri çağırıldı. ABD hükumeti, 1.2 milyar dolar ceza kesti.
  • 2009-2015 arasında, Takata marka hava yastıkları hatalı patlayan Honda’lar nedeniyle 8 kişi öldü ve 130’dan fazla kişi yaralandı. Şirket özür diledi ve 7 milyon araç geri çağırıldı. Takata Şubat’tan beri her gün 14,000 $ ceza ödüyor.

Elbette sehven gerçekleşen bu vakaları, VW’nin kasıtlı düzenbazlığıyla bir tutamayız; ben de kesinlikle tutmuyorum:

Birini taksirle öldürürseniz mi daha çok yatarsınız, yoksa onu dolandırırsanız mı?

Déjà vu

Geçen sene sonlarında OTOPARK’ta bir haber yayınlandı.

Hyundai-Kia grubunun, 1 milyon 200 bin arabasında yakıt tüketimini olduğundan düşük göstermesi nedeniyle ABD hükumeti tarafından 350 milyon dolar cezaya çarptırıldığını yazıyordu.

Bu habere 2 yorum yapıldı.

Benzer hileye başvuran VW hakkında bu vakte kadar 6 haber girildi ve toplam 72 yorum yapıldı.

Peki yukarıdaki örneklerin çoğundan belki de kimsenin haberi olmamasına, olanların da kulak arkası etmeyi yeğlemesine karşın, neden VW’nin kellesi isteniyor?

Neden hepsinden çok VW’nin başı belada?

Nefretin analizi 

Eğer bir Fenerbahçeli Galatasaray’ı sevmediğini söylüyorsa, muhtemelen bunun sebebi Galatasaraylı oyuncular değil (belki Burak Yılmaz olabilir) her fırsatta kafasına UEFA kupasını kakıp onu sinir eden Galatasaraylılar’dır.

Çoğu zaman bir kuruma beslediğimiz duyguları, o kurumun müşterileri belirler. Anneme Skoda aldırırken önümdeki en büyük engel, Skoda’ların içinde gördüğü dayılardı.

Biri size OTOPARK’ı öyle çirkefçe savunabilir, öyle fütursuzca övebilir ki, bir daha bu siteye girmek istemezsiniz. Ve dikkat etin, bu gerçekten oluyor. Etrafta “yaa OTOPARK iyi de, şu körü körüne savunan takipçileri de olmasa…” yorumları şimdiden dolaşmaya başladı bile.

Aynı biçimde VW’nin kaderini de, aslında bizzat kendi yarattığı nobran müşteri kitlesi belirliyor. Aylarca bekleme sıralarından satış temsilcilerinin umursamaz tavırlarına kadar imajlarını yükseltmek için yaptıkları her hamle, muadillerinden çok üstün bir meta aldığına inanan ve bunu her fırsatta ispatlamaya çalışan bağımlılar yarattı. ‘Fanatikler’ demiyorum, çünkü VW müşterileri fanatik değildir. Alfa’cılar evet, bazı BMW’ci ya da Honda’cılar evet, fanatiklerdir ama VW satın alımı ve sonrasını yöneten psikososyal etmenler farklıdır.

Müşterilerin, tüm bu engellere göğüs gererek satın aldıkları arabanın ‘gereksiz’ pahalı olduğunu ifade edenlere karşı üst perdeden yaptıkları savunmalar da, neticede meseleyi bir kısır döngüye götürüyor. Halbuki taraflardan birinin görmesi gereken, aldığı arabanın aslında eşdeğerlerinden çok da pahalı olmadığı (bkz: Passat testi); diğer tarafın görmesi gereken de, karşısındakinin fazladan ödediği 5-10 bin liranın onu zengin kendini fakir yapmadığı.

Ölçüsüz şiddet

Yalnız tepki, etkinin çok ötesine geçmiş vaziyette.

Hiç hazzetmesem de tüketicilerin nabzını ölçmek için otomobil forumları ve sözlük’lerde dolaşıyorum. Buraların bu iş için yanlış yerler olduğunu düşünebilirsiniz. Peki Borusan Oto’nun sattığı arabalar hakkında geri bildirim toplamaları için çalışanlarına DonanımHaber’e girmelerini tembihlediğini biliyor muydunuz?

Tam da bu satırları yazarken aklıma Ali Taran’ın Hürriyet’e verdiği röportaj geldi:

Ünlü reklamcıya soruyorlar, “Pembe peruk takıp Taksim’de dolaşıyormuşsunuz, halkın nabzını tutmak için…” O da araya giriyor: “Taksim’de pembe perukla dolaşırsanız, halkın nabzını değil başka şeyini tutarsınız.”

Genelde VW içerikli başlıklarda benim de tuttuğum nefret ve haset oluyor. Okuduğum her 10 VW eleştirisine karşı ortalama 1 kişi defans yapıyor. Ancak her ne hikmetse kimsenin ağzından VW fanboy’ları üstüne aforizmalar eksik olmuyor.

Rekabetin etiği

Yüksek tepelerde hem kartala hem yılana rastlanır. Ama birisi oraya uçarak, diğeri sürünerek gelmiştir.

Başarıya giden pek çok farklı yol vardır. Bunu kapitalizmin her ilkesini harfiyen yerine getirerek ve hoyratça mücadele ederek yapabilirsiniz. Ya da boynunuzu büküp ürünlerinizin sağlamlığına ve hizmetinizin içtenliğine güvenebilirsiniz.

Hemen her sektörde günümüzün devleri ilk yolu benimsemiştir. Kârlı fakat çok da risklidir; her adımınız yakından takip edilir, her hatanız kollanır ve müşterilerle aynı süratte düşman edinirsiniz.

Öte yandan Toyota’nın tarihin en büyük otomotiv fiyaskolarından birini atlatıp hala dünyanın en çok satan üreticisi olması, seçtiği diğer yolun sonucudur.

Sevgiler,

And

 

Kapak resmi Milt Priggee‘ye aittir: Kaynak

PAYLAŞ
Önceki İçerikYat sahiplerine özel sadece 775.205$
Sonraki İçerikÜçüncü yılın şerefine özel Clio Iconic
And
1984'te doğdum, 1998'de direksiyona oturdum ve 2008'den bu yana onları test ediyorum. Saint Benoît ve Boğaziçi Üniversitesi inşaat mühendisliğinden mezun olup auto motor & sport'ta sigortasız çalışmayı seçtim. O sıralar Modifiyem.com'a içerik sağladım, ardından e-motoring'in test editörlüğünü yaptım. Prokart'ta yarıştım, Nürburgring ve Monza gibi pistlere (ve pistlerden) çıktım. Kullandığım tüm otomobillerden ayrı keyif aldım ve arkadaşlarımla beraber amacımız, aynı keyfi şimdi size yaşatmak.

Yorum Yaz

57 Yorum "“Volkswagen skandalı büyüyor!”"

Bana bildir

Buna göre sırala:   en yeni | en eski | en iyi
ali
Üye
ali
1 yıl 10 gün önce

And bey yazınız müthiş olmuş elinize sağlık (Taksim örneği hariç) WV bilinçli bir şekilde yavaş yavaş zehirliyerek öldürmeye kalkarken, diğer firmalar bilinçdışı ölümlere sebebiyet vermişler. WV ‘nin yaptığı bu araçlar bu şekli ile kullanılmaya devametseydi ne olurdu. Lütfen doğaya ve insana saygı.

samuel1907
Üye
samuel1907
1 yıl 1 ay önce
Yazınız gayet güzel fakat eksikleri var, Öncelikle daha önce ABD de diğer markaların karıştığı ölümlü olaylara rağmen neden Volswagen’in yapığı bu kadar büyütülüyor? Çünkü bu olay bir hata değil düpedüz SAHTEKARLIK.Ve işin SAĞLIK boyutu da var.Bizim ülkemizde canın bir değeri yok fakat Dünya Sağlık Örgütü NOx denilen maddenin 1.sınıf kanserojen olduğunu açıkladı.(Otomobil kaynaklı Akciğer Kanseri oluşumunda birincil etken NOx) Ve Volswagen’in sahtekarlık yaparak sattığı 11 milyon araçta izin verilenden yaklaşık 40 kat daha fazla NOx salıyor. Teknoloji üst üste birikerek gelişir.Hata elbetteki olacaktır keşke olmasa.Ama sırf daha fazla kazanmak için BİLEREK insan sağlığı ile oynamak ve bu yaptığınız dolandırıcılığı bide… Read more »
poyrazgtr34
Üye
poyrazgtr34
1 yıl 2 ay önce

Vw’ne bu kadar yorumun gelmesine sebeb olan 2 grup var
1. Grup Vw almaya parası yetişmediği için içten içe haset edip yeri gelmişken içindekini dökmek gün intikam günüdür diyen grup
2. Grup Aylarca sıra bekleyip borçla krediyle araç alan ikinci el değeri düşecek aman malımıza laf soyletmeyelim diye farkında olmadan vw şakşakçılığı yapan grup
Velhasılı kelam
Yaptıkları bile bile sahtekarlık bunu tartışmak bile yanlış
(tartışmaya girecek değilim ama illaki tartışmak isteyen varsa ilk önce yukarıdaki hangi gruptan olduğunu belirtsin.Yarası olan gocunur…
VESSELÂM)

Zeytinbey
Üye
Zeytinbey
1 yıl 2 ay önce
Her şey tamam… VW’e çok yükleniliyor diyelim… Bu adblue katalitör de kalın yazıp vurguladığınız gibi 50$ olsun… Toplam maliyet de gene kalın yazdığınız üzere 550 milyon $ olsun… VW bu durumun telafisi için normal font ile yazdığınız (ki bence bunu da kalın yazmalıydınız) 6.5 milyar $ ayırmış durumda… Amerika gibi bir yerde bu durumun fark edilmeyeceğini düşünüp 6 milyar dolar fazla ödemeyi göze almak… Bunu anlayamıyorum… Bir de bu konuyu ölümlü kazalar ile sonuçlanan olaylar ile karşılaştırmak yanlış… Bu elma ile armut karşılaştırması… İnsan ölümüne sebep olmak ayrı bir konu ve daha ağır yaptırımı olmalı öte yandan 2012 yılından beri… Read more »
polim
Üye
polim
1 yıl 2 ay önce

Bana boyle polimli yazilarla gelin yaa!!!
And bey, insaat muhendisi oldugunuzdan eminsiniz degil mi? Bogazici’nde Turk dili ve edebiyati bolumu okumus gibisiniz 🙂

10 numara yazi olmus, elinize saglik! Gonulden tesekkurler.

wpDiscuz