Pilli araba değil, elektrikli canavar: Golf GTE Concept

Volkswagen benzinin gücünü elektrikle harmanlıyor!

0
1933

Eğer Dizel emisyon skandalı bize herhangi bir şey öğretti ise, bu da dizelin çevre kirliliğine cevap niteliği taşımadığıdır. Kısa bir zaman için de olsa dizel motorlar, yüksek yakıt fiyatları ve CO2 salınım kısıtlamaları arasında bir denge kurdular. Fakat üreticiler dizel motorların üretimini aşama aşama durdurma yolundalar. Tabii bu değişimler Golf GTD ve SQ5 TDI gibi araçların da bulunduğu dizel performans piyasasını da değiştirecek gibi görünüyor. Amma velakin Vdub (VW) bu değişimin, hazırlık aşamasından da ileride olduğunu bize gösteriyor.

Ve Golf GTE’nin perdeleri kalksın!

Bu aracı sevdiğimizi söylemek onu küçümsemekten başka bir şey olmazdı. Geleceğin GTI’ı, XL1’deki kelebek kapılarına sahip. Eğer BMW i8 ile yaşadığımız tecrübeler bize bir şey öğretti ise, bu da kesinlikle bu kapıları gören herkes arabayı “supercar” olarak tanımlamasıdır.

Diğer bir yandan Golf GTE Sport gösterdiğinden daha da fazla güce sahip. Tekerleklere aktarılan 400 beygirlik bu gücü WRC’den alınmış olan 1.6 litre TSI motor ve her iki aksta bulunan 113 beygirlik 2 elektrik motoruna borçluyuz.

Bu vahşi araç ilk defa Mayıs ayında Wortherse Festivalinde bizlere gözükmüştü, fakat asıl şovunu şuanda 2015 Los Angeles Auto Show’da yapıyor. Dünya hot-hatchler için de bir Tesla S beklerken, sırf Alman kanından dolayı Amerika’da kimsenin övgülerine başvurmayacak olması gerçekten büyük bir utanç kaynağı. Gaz pedalını sadece 4.3 saniye gıdıklamanızla saatte 100 km hıza ulaşıyorsunuz.

Peki ya seri üretime başlanma şansı nedir? VW’nin Dizel skandalından sonra hiç olan onlarca milyarının ardından, bu aracı sadece kendilerine saklayacak gibi gözüküyor. Öte yandan Peugeot Sport, 308’in 1.6 litre turbo ve elektrik motorları kombine eden 400 beygirlik bir versiyonu üzerinde çalışıyor.

Ne yazık ki 2015 Golf Amerika pazarında satmıyor. Yani Los Angeles’taki gibi bir Golf konsepti tanıtmak Çin’de yeni bir çatal türü çıkarmak kadar önemli gözüküyor.

PAYLAŞ
Önceki İçerikPagani’den Nürburgring’de bir ‘devrim’
Sonraki İçerikDTE Systems Audi RS3’ü baştan yazdı
Cem Tanrıöver
1995 yılında Kadıköy'de doğdum. İlkokul öğretimimi Tekirdağ'da, lise eğitimimi Kadıköy Anadolu Lisesinde tamamladım. 2014'te girdiğim İTÜ mimarlık bölümünü mümkünse 4 senede bitirmeyi planlıyorum. Otomobil sevdam ailemin kullandığı Alman araçlarıyla başladı. İlk defa direksiyona 14 yaşımda 2001 model VW Bora'da geçtim. O yaştan beri ailemin uzun yol şoförlüğünü yapıyorum.. Derin bir Audi fanıyım.

Yorum Yaz

İlk yorum yapan olun!

Bana bildir

wpDiscuz