Olmasaydın olmazdık!

Hızlı wagonlardan, hibritlere...

18
6798

Firmalar sürekli ‘tüm bildiklerinizi unutun!’ temalı kampanyalarla yıllardır bir şeyleri yapış şeklimizi değiştirmeye çalışıyor. Mesela 2000 senesinde ‘yüzyılın icadı’ diye pazarlanan Segway’ler. Adamlar ‘yürüyüş’ eylemimizi baştan icat etmeye çalıştı. Sonuç? ABD’de 30 eyalette kaldırımda Segway kullanmak yasak. Segway kullanan güvenlik görevlilerinin ciddiyetleri yerle bir.

Peki bu mantıkla yola çıkıp başarılı olanlar yok mu? Geçmiş dönemlerde de, şimdi de var. ‘Bütün iyi fikirler düşünüldü’ demeyip, iş yaptıkları pazarda kendilerine yeni alanlar yaratan ve başarılı olan bir çok örnek var.

Burada konumuz otomobiller olduğundan, size şöyle bir liste hazırladım.
golf

  1. VW Golf GTI

Yarattığı sınıf: Ateşli hatchback’ler

Volkswagen 1974 yılında, 35 yaşını geçen Beetle’ın yerine,  Giorgetto Giugiaro’nun tasarladığı, 50 ve 75 beygirlik motorlarıyla mütvazi Golf’ü piyasaya sürdü. Performanslı bir Golf ise Alfons Löwenberg ve bir kaç manyak çalışma arkadaşı dışında hiç bir mühendisin aklında yoktu.

İlk prototip Golf ile aynı mekanik aksamı paylaşan Scirocco üzerine geliştirildi. Audi 80 GT’nin 100 beygirlik 1.6 litrelik motoruna ve yarış arabası kıvamında süspansiyonlara sahip bu prototipi çılgın ekip patronlarına gösterdiklerinde ümitleri yoktu. Fakat patronlar arabaya bayıldılar.

1975 senesinin Frankfurt Otomobil Fuarı’nda, 810 kiloluk ağırlığı ve 108 beygirlik motoruyla ‘en hızlı Volkswagen’ tanıtıldı. Küçük bir kasaya büyük motor koyma fikri daha önce de denenmişti. Ancak hedefi 12’den vuran Volkswagen oldu. Bugün Seat Cupra’lar, Renault RS’ler, Corsa OPC’ler bu otomobil sayesinde hayatımızdalar.

espace1

2. Renault Espace

Yarattığı sınıf: MPV’ler

Üç sıra halinde ayrı ayrı koltuklarda 7 yetişkinin rahatça seyahat edebildiği, saatte 175 kilometre hıza çıkabilen, 4.25 metrelik, çok amaçlı bir otomobil. 1984 senesinde Renault’nun vaadi buydu.

Espace öylesine çok amaçlıydı ki, koltuk konfigürasyonu otomobilin içinde piknik yapmanıza dahi izin veriyordu: Ön iki koltuğu 180 derece dönüyor ve orta sıradaki koltuk katlanıp masa oluyordu! Espace piyasaya sürüldükten bir ay sonra toplam satış rakamı ise 9 adetti. Yazıyla ‘dokuz’.

espace2

Fakat kısa sürede insanlar Renault’nun fikrini benimsemeye başladı ve birinci nesil Espace toplamda 191 binden fazla satıldı. Renault’nun başarısından sonra ‘taklitler aslını yaşatır’ lafını doğrularcasına, neredeyse tüm otomobil markaları MPV’ler üretmeye başladı. Ancak 30 yıllık geçmişiyle Espace bu işin atası.

Not: Birinci nesil bir Espace alırsanız ön koltukları döndürmeden önce otomobili park edip el frenini çekmeyi unutmayın…

cls

  1. Mercedes CLS

Yarattığı sınıf: Dört kapılı coupe’ler

Coupe formu iki kapılıdır, ya da en fazla arkası hatchback’tir ve üç kapılı diyebilirsiniz. Mazda RX-8 şansını biraz zorlayarak kendini kabul ettirdi ama dört adet kapı bir otomobilin ‘coupe kulübü’ne girmesinin önündeki en büyük engel olarak bilinir. Bir de tabi, sedan otomobiller ağırbaşlıdır ve genellikle orta yaşlarında göbekli müdür beyler tarafından kullanılırlar.

Mercedes bu iki kalıbı 2003 senesinde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda Vision CLS konseptiyle yıktı. 265 beygirlik dizel motoru, 7G-TRONIC otomatik şanzımanı, SL’den aldığı elektrohidrolik fren sistemi, her noktası deri kaplanmış kabini ve cam tavanıyla bu konsept ‘dört kapılı coupe’ olarak lanse edildi. 2004 New York Otomobil Fuarında ise piyasaya sürülecek CLS tanıtıldı.

Lüks otomobil dünyasında sofistike teknolojiler, beygir gücü veya deri döşemeler, çekici bir tasarım kadar etki bırakmaz. Dünyanın en yetenekli fotoğrafçısı bile, bu otomobilin canlı gözle üzerinizde bıraktığı etkiyi fotoğraflarına yansıtamıyor. CLS’nin sahip olduğu görsel cazibeyle pek az lüks otomobil başedebildi, bundan sonra da böyle olacak gibi.

CLS, temelde E Serisi’nin içi dar ve pahalı bir versiyonu olsa da, tasarımıyla çığır açtı ve yepyeni bir sınıfın doğmasına öncü oldu. Audi A7, Porsche Panamera ve hatta Volkswagen CC bunun kanıtı.

mini

  1. BMW MINI

Yarattığı sınıf: Pahalı minikler

Üretilen 5,387,862’nci ve son MINI, Ekim 2000’de Longbridge fabrikasından popçu Lulu şöförlüğünde çıktı ve hemen ardından Gaydon’da Heritage Motor Centre’a götürülüp, üretilen 1’inci ve ilk MINI’nin yanına kondu.

BMW ve Rover, yeni model MINI üzerinde 1995’ten beri çalışıyordu. Rover’ın amacı ekonomik bir araba piyasaya sürmekken, BMW daha üst sınıf ve sportif bir otomobil hayal ediyordu. 2000 yılında iki marka birlikteliklerine son verince proje tamamen BMW’ye kaldı.

BMW 2001 senesinde yeni MINI’yi piyasaya sürdü. Tabi ki küçük sınıf otomobillerin ilki bu değildi ancak BMW, Alman mühendisliğiyle İngiliz kült markayı birleştirerek küçük sınıfı kökten değiştirdi ve müşterilerine MINI’lerini kişiye özel hale getirecek bir dolu donanım ve aksesuar seçeneği sundu.

Yeni MINI’nin Amerikalı tasarımcısı Frank Stephenson, Autocar’a verdiği bir röpörtajda tasarımla ilgili şunu dile getirmiş,

“İnsanların otomobile bakınca ‘bu bir MINI’den başkası olamaz’ diye düşünmelerini istedik.”

Tam olarak bunu başardılar da. Otomobil ‘retro’ işini mükemmel bir şekilde kotardı. Küçük sınıf bir otomobil için biraz pahalı olmasına rağmen çok iyi sattı ve ardından Audi A1 gibi tamamen lükse yönelik ya da Fiat 500 gibi geçmişe gönderme yapan küçükleri piyasaya kazandırdı.

rs2

  1. Audi RS2 Avant

Yarattığı sınıf: Hızlı wagon’lar

Yukarıdaki fotoğrafa iyi bakın. Aynalar, tampondaki sinyaller ve jantlar sanki tanıdık, değil mi? Aynalar ve sinyaller 993 911’den. Jantlar 968 Clubsport. Frenler 322 milimetrelik Brembo marka Porsche frenleri.

S2 Avant’lar Audi fabrikasından motoru ve Quattro aktarmasıyla birlikte, ancak tamponsuz, jantsız ve koltuksuz olarak çıkıp Zuffenhausen’daki Porsche fabrikasına gönderiliyordu. Porsche makinaları aldıktan sonra bu eksikleri giderip motora da sihirli dokunuşlarını yapıyordu: Büyük turbo, büyük intercooler, yeni bir krank mili, yeni enjektörler, hava filtresi, egzantrikler…  Liste uzayıp gidiyor.

Sonuç ise 315 beygir ve 400 Nm tork. Bu değerler 1994’te süperspor değerleriydi ve 1600 kiloluk otomobili saatte 100 kilometre hıza 5.4 saniyede çıkarıyordu. Tüm bunlardan daha önemli olan değer ise otomobilin 0-50 km/s hızlanması. 1.5 saniyede 50’ye fırlıyordu ve bu değer McLaren F1’den daha hızlıydı! En komiği de, tüm bunları yapan otomobilin özünde bir Audi 80 Avant olmasıydı.

Son yıllarda Audi için niş otomobiller konusunda pek öncü diyemeyiz. A7, A1 veya Q7 hep rakiplerinin gerisinde kalmamak için piyasaya sürülen otomobiller. Hatta RS2’den önce de hızlı vagonlar vardı. Ancak spor otomobillerin sinirini ciddi anlamda bozan ilk vagon, RS2 oldu.

range

  1. Range Rover

Yarattığı sınıf: SUV’ler

Rover’ın 1948 senesinde savaş sonrası geçici olarak satmaya başladığı Land Rover, dünya çapında bir başarıya imza attı ve markanın tüm modellerinden daha çok sattı. İnsanlar bu tarz araçları artık ticari işleri için değil, günlük olarak da kullanmaya yöneliyordu ve bir çok üretici SUV diye tanımlanacak bu yeni sınıf için çalışmalar yapılıyordu.

Uzun süren deneme-yanılma ve prototip süreçlerinin sonunda marka, Range Rover adını verdiği, üç kapılı off-road aracını 1970 senesinde piyasaya sürdü. Rakiplerinden farkı ise, 160 km/s hıza ulaşabiliyordu, beş kişi taşıyabilen rahat iç mekanında normal otomobillerdeki gibi donanımlar vardı, 3.5 ton yük çekebiliyordu ve arazide orijinal Land Rover’dan daha kabiliyetliydi.

Range Rover’ın otomotiv tarihine katkısını, BMW X5’lere ya da Mercedes ML’lere bakarak görebiliriz. O dönem insanlara gülünç gelebilecek bu araç, yepyeni bir segmentin temelini attı.

prius

  1. Toyota Prius

Yarattığı sınıf: Elektrikli otomobiller

Hibrit otomobiller 1900’lerin başından beri var. Fakat üreticiler bu tarz otomobillerin seri üretimde sayısız teknik problemle karşılaşıyordu. Toyota bütün problemleri çözebilen ilk marka oldu ve Prius’u 1997’de Japonya’da ve 2001’de dünya çapında satışa sundu.

Otomobilin Japonya’nın dışına çıkması biraz sancılı olmuştu. Toyota ABD, fiyatı pazarlanabilir bir seviyeye çekmek için Japonya ile çetin bir pazarlığa oturdu. Fiyatta anlaştılar, bu sefer Amerika’lı tüketicinin hoşuna gitsin diye, Japonya otomobile ekstra donanımlar eklemek zorunda kaldı

Otomobil ABD’de sonunda piyasaya sürülmüştü, ancak ilk tepki pek olumlu değildi. Çok yavaştı (0-100’ü 13 saniye) ve elektrikten benzine geçişleri çok hissediliyordu. Yine de Prius gayret etti ve ilk senenin sonunda öngörülenden fazla satılmayı başardı. Bazı Hollywood yıldızlarının da otomobili farkedip satın alması, Prius’un önünü daha da açtı.

Kan dolaşımı düzgün, aklı başında her petrolhead Prius’tan nefret etmeli, bu konuda  hemfikiriz. Ancak yine de Sezar’ın hakkı Sezar’a, Prius da sınıf yaratanlardan biri.

Yazı: Can TANGÜNER

Yorum Yaz

18 Yorum "Olmasaydın olmazdık!"

Bana bildir

Buna göre sırala:   en yeni | en eski | en iyi
WCC
Üye
WCC
1 yıl 4 gün önce

RS2 Avant konusunda pek katılamadım listeye. Volvo 850 ne zaman R’a dönüştü net olarak bilmiyorum (ki R versiyonunda ciddi bir fark yok) ama uçan kaçan aile arabası dendiği zaman aklıma o geliyor 🙂

Onur Mutlu
Üye
Onur Mutlu
1 yıl 4 gün önce

Elektrikli otomobillerden nefret etmeniz için nedenlerini sayar mısınız? Tesla markasını biliyorsunuz. Arabaları bildiğiniz uçuyor ya. Kendi kendine gidebiliyor. Bazı hataları tabiki var ama önemli olan bunu yapabilmesi. Ayrıca vw’nin yarattığı bir sınıf daha olabilir belki de ateşli hibrit arabalar. Golf GTE. Vag hayranı değilim ama yaptıkları bu otomobile hayran kaldım. Demek ki hibrit olup da hothatch de olabiliyormuş.

WCC
Üye
WCC
1 yıl 3 gün önce
Araba kültüründe tek ele alınan şey ‘gitmesi’ değil. Motor sesi, egzoz sesi hissiyat vs. vs. bunlar gitmesinden çok daha önce gelen şeyler bana kalırsa. Yerli yabancı otomobil incelemelerinde incelemenin büyük bir kısmı (eğer katalog verilerini okumuyorsa) mekanik hissiyat üzerine oluyor, en basitinden Youtube’da on binlerce ses vb. mekanik yorum üzerine video vardır. He yapay sesler var elektrikli arabalar için, e kardeşim arabaya meraklı biriysem (CarThrottle’ın tabiriyle petrolkafaysam) yapay ses dinlemek için forza 6 oynarım. Kendi görüşümde bir diğer nokta da modifikasyon kısmı. Zannetmiyorum elektrikli arabada öyle bir şey olduğu (belki de vardır PC’de overclock gibi 😀 ), zevkine göre yapboz… Read more »
Can
Üye
Can
1 yıl 4 gün önce

Olay Prius’a ozgu, isin sakasi bu tabi ki. Hibritlerin gelecegi oldukca parlak.

ozan802
Üye
ozan802
1 yıl 4 gün önce

Nissan Qashqai Crossover sınıfını ortaya çıkaran modeldir

Can
Üye
Can
1 yıl 4 gün önce

Dogru. Hepsini derlemeye kalksam biraz uzun olurdu haliyle.

Yellowolf
Üye
Yellowolf
1 yıl 4 gün önce

Icerik daha zengin olabilirdi.

Yıldız
Üye
Yıldız
1 yıl 5 gün önce

Sedan ateşlilerinin atası M5 ede yer verseydin keşke 🙂 Güzel yazı emeğine sağlık.

MehmetHakan
Üye
MehmetHakan
1 yıl 3 gün önce

Sedan ateşlilerin atası lotus omegadır 😉

Can
Üye
Can
1 yıl 4 gün önce

Tam yeriydi aslinda 🙂

Yıldız
Üye
Yıldız
1 yıl 4 gün önce

sedan hayvanların tartışmasız atası yani 🙂

wpDiscuz