A noktasından B Noktasına Gitmenin En Uygun Yolu; Hero Dash Vx

24
2208

Tekrardan selamlar. Bu inceleme tek başıma hazırladığım ilk test yazısı ve videosu. Bir kısmınızın bildiği gibi OTOPARK.com bünyesinde çalışmaya başladım, işlerin yoğunluğundan biraz gecikmeli de olsa sonunda testi paylaşıyoruz.

Son yıllarda ‘japon’ diye tabir ettiğimiz motosiklet markalarının tekelinde olan piyasada, yeni markalara bir ön yargı olduğunu düşünüyorum, ki Hero da ön yargı ile bakılan markalardan birisi. Açıkçası ben de bu ön yargıya sahiptim fakat Dash, yaklaşık 2000 km kadar kullandıktan sonra bendeki bu ön yargıyı kırdı.

Hero Dash, son yıllarda ülkemizde her yerde karşımıza çıkan vergi zebellahı -evet aynı durum motosiklette de var- göz önünde bulundurulduğunda, büyük şehirlerde maruz kaldığımız trafik derdinin dermanını motosiklette arayan benim gibi bir çok kişinin kafasındaki ‘Hangi motoru alsam?’ sorusuna cevap olan motorlardan birisi.

Dash’in Vx modeli, motosiklet camiâsında alışık olmadığımız bir çok aksesuarı ve detayı bize sunuyor. Lx modelinden ayrılan özellikleri sadece tasarımda kalmış, geri kalan her şeyi aynı.

Tasarım

Bu motosikletin tasarımını size bir kelime ile özetleyebilirim: Sevimli. Çok renkli, grafikli ve 5 farklı tasarım şekline sahip olan Dash, dış görünüşü ile motosiklete yeni başlayacak genç arkadaşlara hitap ediyor. Tabi ki scooter denildiği zaman akla gelen Vespa’nın modelleri kadar karizmatik bir dış görünüşe sahip değil fakat zaten bahsettiğim gibi bu motor ‘sevimli’. Göstergesinde asgari düzeyde ihtiyacınız olan yakıt göstergesi, Trip 1, kilometre saati, hız göstergesi ve arıza göstergesi bulunmakta. Keşke saati de gösterseydi dedim tabi.

Bu motosiklete karşı olan ön yargımı kıran en büyük özelliklerinden birisi parça kalitesi. Kendisinin üç katı fiyatında olan bir çok motosiklete kıyasla parça kalitesi fiyatına göre gayet iyi. Grenajlarının birleşim noktalarında hiç bir absürtlük yok, plastikleri de gayet sağlam, olduğu yerde düşürmelerde kırılır gibi durmuyor, ki istem dışı denemiş bulundum, ufak tefek çizikler dışında bir şey olmadı.

Gelelim Lx modelinden ayrıldığı noktalara;

– Kaymaz sele (Olmasa da olur evet ama scooterda bacaklarınız ile tutunacak bir yeriniz olmadığından, ani ya da sert frenlerde baya iş görüyor.)

– Çok renkli grafikler (Evet olmasa da olur, Vx biraz daha genç işi, Lx biraz daha yazlıkta bakkala gitme motoru)

– Çift renk ayna (Aynanın dış kısmında bulunan gri kısım düşmelerde ya da çarpmalarda aynanın kırılmasını engeller gibi)

– Arka artçı koltuğunun oradaki tutamaç (Vx’te alüminyum Lx’te plastik)

– Egzoz muhafaza (Vx’te çift parçalı titanyum -evet titanyum- test videosunda da bahsettiğim gibi, egzoz biraz büyük kalıyor ve sürtme ihtimaliniz çok yüksek, iş görüyor ben denedim)

– Beş kollu alüminyum jantlar (Metal olduğunda genelde sert tümseklerden falan geçerken yamulma yapar)

– İmobilizer (Şimdi motosiklet 110 kg olunca alıp götürme ihtimalleri olduğundan, bence olmasa da olurdu)

– USB şarj soketi (Eğer benim gibi günde 2 kere telefonunuzu şarj ediyorsanız güzel bir şey. Lx modelinde de opsiyonel)

– Sele altı bagaj ışığı (Lx modelinde opsiyonel olarak var, bence opsiyonel olmamalı.)

– Ön ve arka yük askıları (Scooterda olmazsa olmaz bir şey, Lx modelinde opsiyonel.)

Arasında 200 TL gibi bir fiyat farkı var, ben olsam Vx modelini alırdım.

Motor

110cc 8.4 beygirlik karbüratörlü motoru ilk başta biraz güçsüz gelse de biraz kullandıktan sonra alışmaya başlıyorsunuz. 0-20 km/h arasında bildiğimiz scooter ivmelenmesi var fakat 25-60km/h arası biraz boğuluyor, 60-80 km/h arası son canını verdikten sonra sabit 90km/h ile yol alabiliyorsunuz. 80km/h’den sonra biraz titreşim başlıyor fakat bu hıza kadar herhangi bir yerinde zangırdama bulunmamakta. Motorda hız sınırlıyıcı var (90km/h), bıraksalar 110km/h hıza ulaşabilir gibi duruyor fakat beş sene ya da 50 bin km garantisi bu noktada önünü kesiyor. Motosikleti ilk aldığımda 23TL vererek doldurduğum deposu (5.5lt yakıt deposuna sahip), yaklaşık 160km civarı yol katetti. İkinci depoda 170km civarı ve sonraki depolarda 180-190km arası yol aldı. Bu arada belirteyim motoru ilk aldığımda 1100km idi, şuan 3000 bakımında.

Karbüratörlü olmasının verdiği sabahları zor çalışma durumunu da tabi ki belirtmeden duramam. Motoru bir kaç gün çalıştırmadığınızda ya da sabahları soğuk olduğunda çalışmakta biraz güçlük çekiyor. Motosiklet bir kaç yaşına geldiğinde akü bitirmeye kadar gidebileceğini düşünüyorum. Jikleyi çekip bir iki dakika çalıştırdıktan sonra kendine geliyor.

Sürüş

Dash’e düşük süratlerde (5-20km/h arası) hakim olması gerçekten çok kolay ki bu yüzden de çok iyi bir başlangıç motosikleti olabileceğini düşünüyorum. 90km/h hız sınırlayıcısı ve 110cc’lik motor hacmi başta gözümde bayağı büyümüştü fakat ikinci gün hemen hemen alıştım gibi. Gaz tepkisi scooterlara göre biraz zayıf kalsa da asgari düzeyde iş gören bir motosiklet. Her gün yaklaşık 70km civarı yol yaptım ki güzergahım E-5 karayolu ve Boğaziçi Köprüsü. Süspansiyonlar ne çok sert ne çok yumuşak, çukur ya da tümseklerin durumuna göre oturarak da geçilebiliyor. Viraj için üretilmemiş bir motosiklet olduğundan ve üzerinde MRF lastikler olduğundan pek viraja girmeyi denemedim ama iyi bir lastik ile denemek isterim. Ufak bir spoyler vereyim, önümüzdeki sene Dash Cup gibi bir etkinlik ile karşılaşabiliriz.

Artçılı kullanımı tamamen artçınıza kalmış, benim nacizane tavsiyem 50kg üzeri arkadaşlarınıza motosikletin artçı almaya uygun olmadığını söylemeniz. Zaten önü hafif olan motosikletin bir de arkasına ekstradan yük bindirdiğinizde gidon çok dengesizleşiyor.

Aynaları ortalama bir motosiklet aynasından çok daha iyi. Zaten motor güçsüz, kolay kolay sollamaya çıkamıyor bari aynalarını iyi yapalım demişler gibi. Kör noktası yok diyebilirim, doğru oturuş pozisyonu ve ayar ile sağ aynadan tam arkamı sol aynadan da sol iki şeridi rahat bir şekilde görebiliyorum.

Yol Tutuş

Hakim olması gayet kolay fakat üzerinde gelen MRF marka naylon lastikleri (Ön 90/90 – 120, Arka 90/90 – 10) ile motosikleti aldığım ilk gün otoparkta sola salvo yaparken yere yapıştım, ön lastik ne ara ve neden bıraktı halen anlamış değilim. Ön ve arka kampana olan frenleri kombine fren sistemine sahip (ön freni sıktığınızda bir miktar arka freni sıkıyor, aynı şekilde arka freni sıktığınızda da bir miktar ön freni sıkıyor) ve çok doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum. Frenleri kilitlemek gerçekten çok zor, bu özelliği ile de başlangıç motosikleti olma konusunda +1 puan daha. Güzel bir lastik ile hem hakimiyet hem fren konusunda fiyatına göre bence çok şey veriyor fakat bu lastikler ile ani hareketlerde yere yapışmanız işten bile değil.

Sonuç

Hayat şartlarının her geçen gün zorlaştığı, trafik çilesinin gün geçtikçe arttığı bu dönemlerde çok net bir şekilde söyleyebilirim ki bu motosiklet, A noktasından B noktasına gitmenin en mantıklı yollarından birisi. Yakıtı, yedek parçası, kullanım kolaylığı ve pratikliği ile otobüse-metrobüse-minibüse tam bir alternatif. Boyu 185cm’in altındaki kişilere gayet idealdir.

Eğer bu motosikleti almayı düşünüyor ve hayatı biraz seviyorsanız, aldığınız gibi lastikçiye gitmenizi tavsiye ederim.

Bana göre gidişi, duruşu, parça fiyatlarının ve bakımının ucuzluğu ve yakıtı ile tam bir başlangıç ve fiyat performans motosikleti.

Sınıfına göre Dash;

İyi

+ Tasarım

+ Aynalar

+ Titreşim

+ Yakıt

+ Fren

 

Kötü

– Viraj

– Yol tutuş

– Artçılı kullanım

PAYLAŞ
Önceki İçerikYanlışlıkla 360 Drift…
Sonraki İçerikAston Martin Red Bull F1 dizaynı ile sokaklarda
Utku Demir
Hayatım boyunca biyografi yazma olayını hiç beceremedim, kendini anlat diyenlere de hep bi tanısan seversin aslında dedim, harbi bak bi tanısan seversin yani.

Yorum Yaz

24 Yorum "A noktasından B Noktasına Gitmenin En Uygun Yolu; Hero Dash Vx"

Bana bildir

Buna göre sırala:   en yeni | en eski | en iyi
istanbul
Üye
istanbul
3 ay 2 saat önce

Utku bey, Turkiyede motorsiklet satış oranlarını model model , sınıf sınıf belirten bir haber yapabilirmisiniz. sadece 3 sene içinde 95000 adet yamaha mt07 satılmış dediler. Acaba scooterlar olsun chooperler olsun vs durum nasıl. Sizin motorsiklet firmaları ile dialoglarınız vardır. Bize güzel bir haber yazsanız çok güzelde olur.

veysel
Üye
veysel
5 ay 14 gün önce

utku bey kolay gelsin piaggio medley 150 scooteri de test edip incelemenizi rica ediyorum mümkünse.teşekkürler

Gürbüz G
Üye
Gürbüz G
5 ay 27 gün önce
Güzel video, güzel anlatım ve test yazısı. Tebrikler dostum. Bende senin gibi düşünerek sıfır aracımdan bıkmış vaziyette A2 ehliyet alıp Yamaha D’elight sukuter aldım. İyi ki almışım diyorum. Çok pratik, park sıkıntısı yok. Japon kalitesi, bakımı ucuz. Yakıtı az, trafik derdi yok. Şimdi klasik motosikletçi tabiriyle CC büyültmek istiyorum. D’elight ufak tefek, iyi hoş da çok ufak tefek. Hero gibi iyi bir başlangıç motosikleti. Otobanda ve hızlı trafikte sıkıntı yaratıyor. Hafif ve ufak olduğundan rüzgardan etkilenmesi çok fazla. Aklımda Honda PCX ya da Yamaha NMax var. Nmax yeni çıktığı için PCX’in birçok eksiğini kapatan bir makina. PCX’de 2011’den beri piyasada.… Read more »
cem
Üye
cem
5 ay 27 gün önce
Gürbüz G
Üye
Gürbüz G
5 ay 27 gün önce

Bunu elbette izledim.
Üstad oldukça detaylı anlatıyor. Kendisinin görüşünü almak istiyorum.

Hyundaii20
Üye
Hyundaii20
5 ay 29 gün önce

Motosikletlerle alakam olmasada anlatım tarzından ve akıcılığından dolayı sonuna kadar izledim tebrik ederim

murat
Üye
murat
5 ay 29 gün önce

Her ne kadar motorsikletlere hic ilgi duymasam da iki videodur zevkle izliyorum, basarilarinizin devami gelir umarim.

Ilk video iki kisi birlikte cekildiginden biraz daha sohbet tadindaydi, umuyorum arada bir de olsa bazi testleri iki kisi olarak yapabilirsiniz.

Selamlar 🙂

wpDiscuz