1. Foruma kayıt olmak için tıklayın !

Ford Focus Mk4 ST-Line 1.5 dizel 8 ileri otomatik

Konu, 'Takipçi Testleri' kısmında Cenk tarafından paylaşıldı.

  1. Cenk

    Cenk Reis

    Kayıt:
    8 Eylül 2016
    Mesajlar:
    11.699
    Beğenilen Mesajlar:
    31.627
    Marka:
    Ford
    Bugün bakım için gittiğim serviste yeni gelen sedan titanium ve hatchback st-line donanım Focus'ları inceleme fırsatı buldum. Test aracı mavi renkli, 18 jantlı, gırtlak dolu st-line 1.5 dizel otomatik versiyondu. Test aracı daha bu sabah gelmiş ve ilk test sürüşüne çıkan da bendim.

    Tasarım : Bu mevzu göreceli olduğu için fazla detaya girmek istemiyorum. Daha önce ki deneyimlerim de gösterdi ki aracı video ve fotoğraflardan görmekle canlı görmek bambaşka gerçekten. St-line daha önce beğendiğim gibi gerçekten güzel duruyor. Hele mavi rengiyle direkt dönüp baktırıyor. Arka kısmı yorumlarda Egea'ya benzetilse de canlı gördüğünüzde daha şık ve üst segment gibi durduğunu göreceksiniz. Özellikle tampon ve bagajda ki keskin kıvrımlar aracı ayrıştırıyor.

    Çok eleştirilen sedan titanium versiyonda ise araca bir bütün olarak baktığınızda hiç fena değil. Sis farı ve jant seçimi konusunda göz aşinalığı şart. Fakat bunun haricinde aracın çizgileri gayet oturaklı.

    Tasarım İç mekan : Bu iç mekanın benzer yapıda olanını yeni Fiesta'da görmüştük. Fiesta'ya bindiğimde 8 inçlik tablet ekran ciddi anlamda gözüme kötü görünmüştü. Çünkü konsol dar, tabletin yüksekliği fazla ve kaba duruyordu. Focus'ta ise ebatların büyümesiyle cuk oturmuş diyebilirim. Şoför koltuğu dahil nereye oturursanız oturun konsoldan ayrı, farklı bir parçaymış gibi hissettirmiyor. Bütünlük devam ediyor. Detaylı ve dikkatli, özellikle eleştirmek için baktığımızda göze batıyor diyebilirim. Ekran haricinde vites kısmı dahil kadran da gayet güzel duruyor diyebilirim. Daha doğrusu tasarımı güzel hissettiren şey, tasarım şıklığı haricinde her şeyin yerli yerinde, pratik ve kolay ulaşılıyor olması.

    İç mekan malzeme kalitesi ve işçilik : Genel olarak malzeme kalitesi mk3,5'a göre yükselmiş. Konsol üstü malzeme benzer kalsa da vitesin bulunduğu ara birimin kalitesi yükseltmiş. Özellikle kapı içlerinde kalitenin arttığını hissediyorsunuz. Ceplerin halı kaplı olması bir yana tutamaç ve cam açma tuşlarının olduğu iç kısımlar yumuşacık malzemeden üretilmiş. Ön kapı üstleri yumuşak, arka kapı üstleri sert plastik. Fakat arka kapı içleri de önde olduğu gibi yumuşak malzemeden yapılmış. Kapıları açıp kaparken yeterince tok ses :) çıkıyor ve kapanma hissi yumuşacık. Bununla beraber bilenler bilir mk3,5'un kapıları çelik kasa gibi ağırdır. Bunda o durum kaybolmuş. Kapılar kalite hissinden ödün vermeden yeterince hafif hissettiriyor.

    İşçilik konusunda ise yine mk3,5'a göre artış mevcut. Kendi aracımda gördüğüm işçilik hatalarını kıyaslayarak noktalara tek tek baktım. A sütunu ile ön konsol birleşim yerleri sıkı ve iyi hizalanmış. Vitesin bulunduğu ara birim hala bir miktar oynasa da mk3,5'a göre daha sıkı. Plastiklere bastırınca çatırdama falan pek hissetmedim. Gördüğüm iki kusurdan biri; arka kapı üst bölgesinde B&O ses sisteminin hoparlör kapaklarından biri biraz oynuyordu. Cam tavanın gözlüklük kısmına gelen tavan malzemesi ise esniyordu.

    Hacim ve Ergonomi : En büyük fark burada diyebilirim. Boyum 1.71 ve pek uzun biri değilim ama mk3,5 için sürekli yorumlarımda bahsettiğim 1.80 ve üstü rahatsız olur söylemim bu kasa için artık geçerli değil. Sürücü koltuğunu kendime göre ayarladığımda arkada mondeo kıvamında bir diz mesafesi elde ettim diyebilirim. 5 parmaktan da fazla diz mesafesi vardı. Tek kusur baş mesafesi, diz mesafesi kadar fazla değil. Boyunuz çok uzunsa hafif kaykılarak oturmak gerekebilir.

    Ön koltuklarda ise artık dizimi çarpıyorum, ayağımı koyacak yer bulamıyorum, üstüme üstüme geliyor gibi yorumlar yapılacağını sanmıyorum. Zira bol bol, geniş geniş yer mevcut. Vücudunuzun çarpabileceği hiç bir yer yok.

    Ergonomi anlamında ise yazımın başında belirttiğim gibi her şey elinizin altında. Öyle ki şoför koltuğundan torpidoyu açıp uzanmak bile oldukça kolay. 8 inçlik ekranın kullanımı çok basit ve rahat. Vites bölgesinde gerinizde kalan hiç bir şey yok. Hemen her şey elinizin altında.

    Bagaj bölgesi ise mk3,5 sedana göre yaklaşık 90 litre ( rakamlara bakmadım. Yanlışım varsa özür dilerim ) büyümüş. En önemlisi yükleme ağzı genişlemiş, yükleme eşiği alçaltılmış. Malzeme ve işçilik kalitesi olarak da artış mevcut. Artık daha sıkı ve yumuşak halıya benzer malzemeler tercih edilmiş.

    Konfor, yalıtım, sürüş : Geldik en çetrefilli kısma. Araç 18 jantlı, 40 yanaklı, spor süspansiyonlu st-line. Kendi aracım da 16 jantlı, 55 yanaklı, standart süspansiyonlu mk3,5. Yorumlarımı da buna göre yapmaya çalışacağım. Malum torsiyon olayı fazlaca konuşuldu. Mk3,5'un control blade tam bağımsız süspansiyonuna aşina biri olarak sürüşe ilk geçtiğim an hissettiğim kendi aracımda ki olgunluğun bunda olmadığıdır. Bu hissi nasıl ifade edeceğimi de bir türlü bilemiyorum ama uzun yıllardır Ford'lara aşina olduğum için arada ki farkı ilk 100-200 metrede temiz asfaltta bile hissedebiliyorum. Kesinlikle rahatsız edici değil, bu zamana kadar sürdüğüm torsiyonlu araçlarla hiç alakası bile yok. Bu his sadece benim markayı iyi tanımamdan ve oldukça aşina olmamdan kaynaklı. Fakat dediğim üzere sanki daha üst segmentmiş gibi hissettiren bir yapıda değil artık. Tam farkı anlamak için torsiyonlu titanium da kullanmam gerekebilir. Zira st-line gergin bir otomobil.

    İlk bir kaç yüz metrede hissettiklerim böyleyken bozuk yollara gelince işler değişti. Kavşak ve viyadük yapımı olan asfalt çalışmasının olduğu derin çukurlu, yamalı yollara soktum aracı. Temiz asfaltta gergin hissettiren otomobil bu yollarda sessiz süspansiyon çalışması, tatlı-sert darbe emişi ve pat küt etmeyen amortisörlerle karşıladı beni. Sönümleyemediği tek kısım, asfalt çalışmasıdan kaynaklı oluşan derin çukurlar ki oralara da ben bilerek soktum tekerlekleri. 18 jant, 40 yanak ve spor süspansiyon için konfor anlamında oldukça yaşanabilir bir otomobil. En önemli iki şey ise; 55 yanaklı 16 jantlı mk3,5'dan inip buna binince konfor anlamında bariz yönde kötü bir fark hissetmemiş olmam. Diğer bir husus ise torsiyonlu araçlarda görülen, bozuk yollarda önlerin farklı arkaların farklı darbe emiş karakteri sergilemesi hususunun bu araçta olmayışı. Ön nasıl geçiyorsa arka da aynı geçiyor.

    Yalıtım olarak bir miktar lastik sesi içeri geliyor. Ama bunda 40 yanağın etkisi olduğu gibi 9 derecelik havada sertleşen pilot sport 4 lastiklerin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Yinede takılıp kalacağınız düzeyde bir gürültü yok. Rüzgar yalıtımı olarak ise çok yüksek hızlara çıkamadım ama kendi aracımdan bir miktar daha iyi diyebilirim. 1.5 dizel motorun titreşimi, gürültüsü gibi konularda benim Euro 5 1.6 tdci arasında dağlar kadar fark var. Rölantide titreşim zaten yok gibi bir şey.

    Torsiyonlu Focus'un yol tutuşunda ise aracı yüksek hızlara çıkaracak bir yol olmadığı gibi viraj da bulamadım. Bozuk yollardan geçişini, süspansiyon anlamında ilk anda hissettirdiklerini, neredeyse hiç yana yatmayan gövdesini düşündüğümde aracın limitleri yüksek belli. Bozuk yolda 80-90 kmh hızlarla arka kısmın önden bir farkı yokmuş gibi hissettirdiği darbe emişlerini de hesaba katarsak çoğu sürücüye fazlasıyla yetecektir. Ama paragrafın başında belirttiğim mk3,5'a göre o süspansiyonun hissettirdiklerinden yola çıkarsam tam bağımsız kadar efektif olamayacağı yönünde bir fikrim var. Bazılarınıza bu açıklamam pek tatmin edici gelmeyebilir ama dediğim gibi Ford'ların hissine aşina olduğum için sürüş anlamında farkları da ayırt edebiliyorum. Alır mısın diye sorarsanız almam. SLA süspansiyon benim Ford'da aşina olduğum o hisse daha uygun olacaktır diye düşünüyorum. Ama dediğim gibi 18 jantlı 40 yanak lastikli ve spor süspansiyonlu olmasıyla beraber bu zamana kadar sürdüğüm en iyi torsiyonlu araç diyebilirim ki C4 felaketinden sonra benim torsiyona dair sıtkımın nasıl sıyrıldığını bilen bilir :)

    Direksiyon tepkileri ise çok iyi. Hatta oldukça beğenilen mk3,5 kasanın direksiyonundan bile iyi diyebilirim. 40 yanak lastiğin de etkisiyle kavşak dönüşlerinde falan sanki lastikleri kendi elinizle çeviriyor gibi hissettiriyor. Direkt, pürüzsüz ve düşük hızlarda da yumuşaklığı iyi. Hissizlik pek görmedim.

    Şanzıman ve motor : 8 ileri otomatiğin geçişleri oldukça pürüzsüz ve kararlı. İlk gaz tepkisi gayet iyi. Dip gaza çift kavrama kadar olmasa da üzmeyecek bir zamanda cevap veriyor. Duruma göre bir anda 2 alt vitese de geçiyor. Yükseltmeler gayet hızlı, düşüşler ise çift kavramadan biraz daha yavaş. Ford'un 6 ileri tam otomatiğinden daha iyi tepkileri var. Şanzıman genel anlamda başarılı olduğu ve çift kavramaya göre gerçekten daha sağlam hissettirdiği için benden geçer not aldı diyebilirim. 1.5 300 torklu motora ise esneklik gelmiş. 8 ileri oranlı şanzımanın faydası bunda büyük. Manuel 1.6 dizel kullanıcısı olarak motorun daha efektif ivmelendiğini net hissediyorum. Start stop makyajsız mk3'de vardı ve biraz sarsıntılı çalışıp rahatsız ediyordu. Bunda ise rahatsız etmiyor fakat bir miktar sarsıntı hala devam ediyor.

    Test aracı
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    Titanium Sedan. B&O ses sistemi, 360 Copilot ( adaptif hız sabitleme, şerit takip v.s 5 özellik var ), Cam tavan opsiyonlarıyla liste fiyatı 235 bin lira. Lansmana özel bir alt vergi dilimiyle 179 bin lira. Test aracının fiyatını hiç sormadım bile. Keza titanium'un bu opsiyonlarla liste fiyatı 235 bin olduktan sonra gırtlak dolu st-line muhtemelen 250-260 bin lira seviyesindedir.

    Aracı herkes biliyor diye sadece diz mesafesine ait görseli atıyorum.
    [​IMG]
    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 5 Aralık 2018
  2. Cenk

    Cenk Reis

    Kayıt:
    8 Eylül 2016
    Mesajlar:
    11.699
    Beğenilen Mesajlar:
    31.627
    Marka:
    Ford
    Yeni bulduğum şu tabloyu ekleyeyim. Titanium'da en hayati eksiklik olarak gördüğüm arka kol dayama yok. Maalesef onu sonradan ekleme şansı da yok. Ön park sensörü de önemli eksikler arasında ama onu serviste sonradan taktırmak mümkün.

    Mk4_Mk3_Donanim_Karsilasitrma.png

    Sebebi hikmetini de anlayamadığım biçimde gözlüklük + makyaj aynalarında aydınlatma özelliği cam tavanlı araçlarda varken cam tavansız araçlarda yok. Mantığını anlayan varsa beri gelsin.

    [​IMG]
    2018-Ford-Focus-Mk4-Ön-İnceleme_25-1024x683.jpg
    2018-Ford-Focus-Mk4-Ön-İnceleme_26-1024x683.jpg

    Tablo kaynak ;https://www.focusclubtr.com/topic/17479-focus-mk4-titanium-ile-focus-mk3-mca-titanium-donanım-karşılaştırması/?page=1

    2 ve 3. görselin kaynağı ; https://anasayfa.focusclubtr.com/2018-ford-focus-sedan-mk4-on-inceleme/
     

    Ekli Dosyalar:

    Son düzenleme: 7 Aralık 2018
    BerkayT bunu beğendi.
  3. bt

    bt Dayı Stage 1

    Kayıt:
    8 Eylül 2016
    Mesajlar:
    11.432
    Beğenilen Mesajlar:
    35.787
    Marka:
    Opel
    Eline sağlık. Bağımsız vs. torsiyon farkını Golf Mk5 ve Mk7 arasında ben de yaşamıştım. Hakikaten anlatılmaz, yaşanır. :) Mk7'nin limitler muhtemelen daha yüksektir ama Golf5'teki sinir bozucu oturaklılık ve dağılmama hissi mk7'de yok. Daha konforlu ama o his yok.
    Mk3.5 Focus'un direksiyonu, Mk3'ten sonra gelince beğenildi. :) Yoksa mk1 ve mk2'nin direksiyonları çok daha hislidir. Eğer onlar gibi olduysa sen Mazda'yı anlatmış oluyorsun. O şekilde organik hissi elektrikli direksiyonla verebildiyse gayet iyi demektir.
    Otosan yine donanım şakaları yapmaya devam ediyor. Kendilerini tebrik ederim ama bu sefer arabanın sürüşüne ve buna bağlı olan müşteri kitlesine fazla güvenmişler. :D Avis'ten kiralık Focus'ları bolca görürüz artık. :p
     
    BerkayT ve Cenk bunu beğendi.
  4. Cenk

    Cenk Reis

    Kayıt:
    8 Eylül 2016
    Mesajlar:
    11.699
    Beğenilen Mesajlar:
    31.627
    Marka:
    Ford
    Anlatılmaz yaşanır lafı çok doğru hocam. Focus'tan inip yeni 308'e bindiğimde aynı olgunluğun onda da olmadığını fark etmiştim ki 308'in de torsiyonu, torsiyonlu araçlar içinde gayet başarılı olarak lanse edilir. Tertemiz asfaltta sakin sakin süzülürken bile o arka tarafın yere basma ve olgunluk hissi torsiyonlu araçlarda hissedilmiyor. Biz biraz bu işin tabiri caizse manyağı olduğumuzdan o farka fazlaca takılıp hissediyoruz. Ama dediğim gibi çoğu kullanıcı o farkı anlamayacaktır ve çoğuna yetecektir. Bizim gibilere ise bağımsız şart.

    Mk3,5'un direksiyonu ( ki kendi aracımı nasıl gömdüğümü çoğu kişi bilir ) piyasada ki çoğu araçtan iyi. Üst segment deneyimlediğim bazı araçlardan da iyi hatta. Ama 18'lik jantın ve spor süspansiyonun etkisini göz ardı etmezsek Mk4 St-line'da kesinlikle daha direkt, daha iyi burun yönlendirmesine sahip olduğunu söyleyebilirim. Hatta bunu hissettiğin zaman kavşak dönerken direksiyonu daha sert çevirip gazı köklemek bile istiyorsun. Mk1 Focus'a sahip olmuş biri olarak his anlamında onun gibi değil tabii. Böyle bir şey de mümkün değil zaten. Ama direktlik konusunda yarışır. Tam fikrim ancak 16-17 jantla titanium donanım focus mk4 kullanınca netleşebilir. Malum st-line direkt spor özelliklere sahip olduğundan direksiyonun tepkilerine etkisi de büyük.

    Otosan'ın ise Türkiye'de bireysel satış konusunda fazla istekli olmadığını hep söylüyorum. Değişik değişik donanım tercihleri yapıp duruyorlar. Ayrıca şunu da belirteyim 1.5 dizel ve 8 ileri şanzımanın uyumu, performansı yeterli olsa da bu titanium kasa için geçerli bence. St-line paketi kesinlike 1.5 ecoboost'u hak ediyor ve 1.5 dizel ile o kasa alınmaz. Çünkü otomobilin speclerine ve gerginliğine 1.5 dizel motor yetersiz kalıyor.

    Velhasıl; SLA süspansiyonlu bir st-line fiyatından bağımsız düşünüldüğünde sürüş isteyenler için biçilmiş kaftan. O süspansiyonun sürüşü hissedilir derecede değiştireceğini düşünüyorum. Alamasak da inşaallah Türkiye gelir.
     
  5. bt

    bt Dayı Stage 1

    Kayıt:
    8 Eylül 2016
    Mesajlar:
    11.432
    Beğenilen Mesajlar:
    35.787
    Marka:
    Opel
    SLA süspansiyonlu 1.5eb motorlu otomatik şanzımanlı st-line dediğinde de fiyatlarını Mercedes A, bmw 1 ile yarıştırırsın. Yersen... :D
     
  6. Cenk

    Cenk Reis

    Kayıt:
    8 Eylül 2016
    Mesajlar:
    11.699
    Beğenilen Mesajlar:
    31.627
    Marka:
    Ford
    Ford'da böyle bir süspansiyon farkını daha önce görmediğimiz için fiyatlandırmaya da etkisi nasıl olur hiç bilmiyorum :D St-line bu haliyle ve gırtlak dolu opsiyonlarıyla 260 bin lira civarındayken SLA süspansiyonlu versiyonuna kaç para fark isterler açıkçası ben de merak ediyorum.
     

Sayfayı Paylaş