Bol Köpüklü: Opel Mokka 1.6 Cosmo

Köhne motoruyla Mokka’da gaza basmak, görsel açıdan on numara hazırlanmış bir Türk kahvesini yudumladığınız anda içine şeker yerine tuz konduğunu fark etmek gibi.

0
6161

Kadınları mutlu etmek ne zordur değil mi? Kimse gerçekten ne istediklerini bilmez ve sırlarını çözdüğünü düşünenlerin bile ne büyük bir yanılgı içinde olduklarını anlamaları an meselesidir.

İnsani ilişkilerinde bu kadar tutarsız olan bu çekici yaratıkların konu otomobil olduğunda beklentileriyse, biraz geç de olsa üreticiler tarafından çözülmüş gibi. Onlar bir yerden bir yere giderken, en basit haliyle kendilerini güvende hissetmek istiyorlar. Bunu sağlamanın da en kestirme yolu, yerden olabildiğince yüksek bir sürüş pozisyonuna sahip iri cüsseli bir araba. Elbette düşük tüketim ve otomatik şanzıman gibi yan yollar da mevcut ancak bunlar halen göreceliğini koruyor – arabayı daha iyi ‘hissetmek’ için düz vitesi tercih eden kız arkadaşlarım var (ne mutlu bana!).

Biz erkeklere araziye asla çıkmayacak ve çıksa bile ilk çamur birikintisinde yolda kalacak bir ‘cip’ ne kadar anlamsız gelse de, kadınlar için bu tür yetenekler bir önem arz etmiyor – kaldırıma çıkabilmeleri yeterli.

SUV’ler uzun zaman pahalı oyuncaklar olarak kaldılar çünkü sıklıkla premium markalar tarafından üretiliyor ve maliyeti yüksek altyapılar kullanıyorlardı. Ancak bir süre sonra orta sınıf firmalar işe uyanarak, ulaşılabilir B segmenti hatchback’lerin yerden yüksek türevleri olarak adlandırılabilecek ‘crossover’ları üretmeye başladılar. Adetten dört çeker seçeneği de sunan bu otomobillerin en çok satan modelleri, doğal olarak önden çekişlilerdi. Nissan ve Mini’nin ardından, Opel de olaya 59 bin liralık bu arabayla dahil oldu.

Mokka, görsel her yönden kesinlikle görevini yerine getiriyor. Minik, biraz tombul, hafif sportif ve çok sempatik duran otomobilin iç mekanı en güzel sürprizlerden.

İç mekan

Günümüzde gerçekten özgün ve zevkli bir kabine kavuşmak için kesenin ağzını açmak gerekiyor ancak Mokka, bir istisna. Seçilen malzemeler, dokuları, renkleri… koltukların kumaşı, dolgusu… aluminyum detaylar ve ambiyans ışıkları: ‘Cosmo’ donanım seviyesiyle bu otomobil yolcularına hakikaten fevkalade bir atmosfer sunuyor. Orta konsolu tasarlayan mühendisin ergonomi alanında ihtisas yapmadığı kesin ama, görsel sanatlar dersi almış olabilir. Tasarıma bu kadar özen gösterilirken eşya gözü konusunda da gayet bonkör davranılmış. Ancak bu davranış 356 litrelik bagaj ve arka diz mesafesi için geçerli değil; 1.80’in üstündekiler diz kapakları ön koltuğa yapışık seyahat etmek zorunda. Kabinin tadına tat katansa, ses kalitesi nefis müzik sistemi.

Motor

Ancak kaputun altında bu güzel ortamı bozmak için pusuda bekleyen biri var. 1.6 litre hacmindeki A16XER kodlu atmosferik motor, değişken emme manifolduyla güncellendiği 2006’dan bu yana kullanımda ve rafa kaldırılma vakti çoktan gelmiş. Çıkardığı tatsız gürültüler, Mokka’nın vasat izolasyonuyla birleşince sizi onlarca sene geriye götürüyor. 115 hp, kağıt üstünde çok düşük gözükmese de 155 Nm’lik tork değeri 1300 kg’luk Mokka’yı ancak ‘hareket ettiriyor’. Aşırı beslemeli makinelerin cirit attığı günümüzde ayıp kaçan motorun tek olumlu yanı, şehiriçi tüketiminin 9 litrenin üstüne çıkmaması.

Şanzıman

Durumu toparlamak için gayret gösteren şanzıman, neredeyse otomatiğe ihtiyaç bırakmayacak kadar yumuşak bir debriyaj pedalına sahip, ancak kavrama noktası belirsiz. Viteslerin yolları çok net, geçişleri de son derece tok ve kolay. Lakin yalnızca 5-ileri kademesi, ne performans ne sessizlik ne de tüketime katkıda bulunuyor.

Sürüş

Vitesle benzer biçimde yumuşak karakterli direksiyon şehir içinde rahat ettirse de hız arttıkça yeterince sertleşmemesi ve hissizliği, tedirginliğe yol açıyor. Üstünde kış lastikleriyle gelen test aracını, bu tür lastiklerin çalışma sıcaklığının epey üstünde sürdüğüm için yol tutuşu hakkında sağlıklı bir yorum yapmam mümkün değil. Ancak süspansiyonlarda başarılı bir tutuş/konfor dengesi tutturulduğu açık: Otomobil hızlı virajlarda fazla yatmadığı gibi yol bozukluklarını da gerektiği gibi süzebiliyor.

Yazı: And Mehmet ÇETİN

Rakipleriyle karşılaştırmak için TIKLAYIN!
Genel
PAYLAŞ
Önceki İçerikM’ertlik Bozuldu: BMW 328i
Sonraki İçerikAkıllı Bıdık: Skoda Citigo 1.0 MPI
Faruk
Küçüklüğümden beri sahip olduğum otomobil aşkı zaman içinde beni Otopark ailesinin bir parçası haline getirdi. Aileye katıldığım ilk günden beri siteyle ilgilenmeye zevkle devam ediyorum...

Yorum Yaz

İlk yorum yapan olun!

Bana bildir

wpDiscuz