Yaşamla ölüm arasındaki fark: Emniyet Kemeri

Emniyet kemeri hayat kurtarır!

21
5552

Arabanıza bindiniz, kontağı çevirdiniz, motoru çalıştırdınız ve hareket etmeye başladınız… Hızınız 10 km/s’e ulaştığında “bip bip bip” diye bir ses gelmeye başladı. O da ne? Emniyet kemerinizi takmayı unutmuşsunuz!

Trafikteki sürücülerin sadece %43’ünün emniyet kemeri taktığını biliyor musunuz? Peki ya emniyet kemeri takmıyorsanız bir kaza sırasında %66 ihtimalle öleceğinizi biliyor muydunuz?

kemer

Günümüzde her insan “Bana bir şey olmaz.” mantığı ile tamamen şansa yaşıyor. Zaten mevcut olan trafik canavarlarının ortaya saçtığı tehlike yetmezmiş gibi bir de bunlara karşı önlem alınmaması ortaya çıkacak acı sonuçları daha da katlıyor.

Günümün en az 2 saatini İstanbul köprü ve otoban trafiğinde geçiriyorum ve o trafiğin içinde gözlemlediklerim insanımızın ne kadar da eğitimsiz olduğunu ortaya seriyor. Altındaki araba ne kadar lüks olursa, sürücü ve yolcular ne kadar iyi giyinimli ve bakımlı olursa olsunlar yarısından fazlasının emniyet kemerleri takılı değil. Kimisi koltuğunun arkasından geçirmiş, kimisi isi kemer tokası takmış uyarı sussun diye…

Halbuki söz konusu olan bu emniyet kemeri ne sizi boğuyor ne de herhangi bir sıkıntıya sokuyor. Yıllardır ister sürücü koltuğunda olayım, ister yan koltukta, isterse de arka koltukta, her seferinde araca bindiğimde ilk yaptığım şey emniyet kemerini takmak olmuştur. Peki beni bu kemere sıkı sıkı sarılmama sebep olan şey ne? Gelin size birkaç sene öncesinden bahsedeyim.

2004 model bir Ford Fiesta’mız vardı. Hayatımda kullandığım ilk araba… Yağmurlu bir günde İzmir – Manisa arasındaki yolda içinde annemin olduğu bu Fiesta’nın 140 km/h hızla giderken sol ön tekerleği su birikintisiyle dolu, gözükmeyen bir çukura girdi (yaşasın geniş ve mükemmel duble yollar!) ve araç suyun etkisiyle birden sola kaydı. Önce soldaki refüje vurdu ve havalandı. Havada 3 takla attıktan sonra tavanının üzerine düşerek asfaltta 80 metre sürüklendikten sonra baş aşağı durdu.

Fiesta’nın basit bir B sınıfı araç ve 2004 model olduğunu göz önüne alarak yukarıda anlattıklarımdan kazanın korkunç olduğunu hayal etmişsinizdir. Evet korkunçtu, ama sadece araba için. İçinde bulunan şoför ve annem araçtan kendi imkanlarıyla yürüyerek çıktılar. Şoförün sadece alnının derisi kalkmıştı ve beli incinmişti, annemin ise dirseğinde ve dizinde cam kırıklarından kaynaklı küçük sıyrıklar vardı. O sırada kemerleri takılı olmasaydı şu an hayatta olmayabilirlerdi.

Kazanın ne kadar ciddi olduğunu anlamanız için fotoğrafları yazının sonuna ekleyeceğim.

Anlattığım hikaye size emniyet kemeri taktırmaya yetmediyse 80 km/s hızla giderken kaza yaptığınızda neler olacağını söyleyeyim,

  • Çarpışmadan 26 milisaniye sonra ön tamponlar araca gömülür. Araç kendi ağırlığının 30 katı kadar bir kuvvetle frenlenir. sürücü ve yolcular kemer ile bağlı değillerse 80 km sürat ile araç içinde harekete devam ederler.
  • 39 milisaniye sonra sürücü koltuğuyla beraber 15 cm öne doğru fırlamıştır.
  • 44 milisaniye sonra sürücü göğüs kafesiyle direksiyona çarpar.
  • 50 milisaniye sonra araç ve içindekiler üzerinde etkiyen yavaşlatıcı kuvvet 80 G ye ulaşır (yani kendi ağırlıklarının 80 katı büyüklükte bir kuvvet üzerlerinde etki eder).
  • 68 milisaniye sonra sürücü 9 TONLUK bir kuvvetle gösterge paneline çarpar.
  • 92 milisaniye sonra sürücü yanındaki yolcuyla beraber aynı anda kafasını ön cama çarpar,yolcu bu çarpmayla kafasına ölümcül bir darbe alarak camdan dışarıya fırlar.
  • 100 milisaniye sonra direksiyon tarafından tutulan sürücü tekrar aracın içine düşer.
  • 110 milisaniye sonra araç yavaşça geriye çekilmeye baslar.
  • 113 milisaniye sonra sürücünün arkasında oturan yolcu sürücü seviyesine yükselir ve kafasıyla sert bir darbe yapar aynı anda kendisi de ölümcül bir darbe almıştır.
  • 150 milisaniye sonra tekrar sessizlik egemen olur cam,çelik,plastik parçaları yere düşer.
  • 200 milisaniyeden daha kısa bir süre içerisinde her şey biter.

Ortaya çıkan enerji inanılmazdır. 80 km/s hız 1 ton ağırlığındaki bir otomobili 30 metre yukarıya fırlatabilir.

Kendi iyiliğiniz için, sevdiklerinizin iyiliği için lütfen emniyet kemerinizi takın, taktırın!

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikBMW M2 Coupe’ye Alpha-N Performance dokunuşu
Sonraki İçerikBMW 4 Serisi GranCoupe’ye yeni renkler
Umut
Otomobil tutkum 3 yaşındayken annemin bana aldığı 1:24 ölçekli Ford Ka'ya karşı duyduğum sempati ile başladı ve büyüyerek devam etti, en son mühendislik okumama sebep oldu. Ayaklarım pedallara, kollarım direksiyona yetiştiğinden beri tekerleği olan herhangi bir araçtan aldığım hazzı başka hiçbir şeyden alamaz oldum. 2012'den beri hayranlıkla takip ettiğim Otopark ailesine 2014 sonunda katılmam hayatımda yeni bir sayfa açtı.

Yorum Yaz

21 Yorum "Yaşamla ölüm arasındaki fark: Emniyet Kemeri"

Bana bildir

Buna göre sırala:   en yeni | en eski | en iyi
Atıl Bağbek
Üye
Atıl Bağbek
1 yıl 25 gün önce
Emniyet kemerini her zaman bir arabaya bindiğimde takardım arkada otursam bile. Ama asıl hayat kurtardığını kendi yaptığım kazada anladım. Bodrumda virajlı site yolunda tek başıma ilerliyordum sürat’im o yola göre fazlaydı. Sürat’im fazla olduğu için arabanın ilk önce arkası attı topladım ayağımı köküne kadar frene basmıştım ve arabanın devri 7000’de geziyordu ona rağmen. Hızımın ne kadar olduğunu hatırlamıyorum o şekilde park halinde ki bir 99 model hb polo’ya çarptım ön kapısından arka kapısına kadar daha sonra ise dümdüz duvara gidiyordum polo’ya çarpmanın etkisi ile, eğer o duvara çarpsaydım ölecektim.. Bende sıkıca tuttuğum direksiyonu biraz sola kırdım ardından site yolundan 10… Read more »
hakan_a
Üye
hakan_a
1 yıl 1 ay önce

En son çocukluk arkadaşım bir kaç ay evvel hayatını kaybetti bir trafik kazasında. Önde yolcu koltuğundaydı ve aracın ibre 110 da takılıp kalmıştı. Yoldan çıkan araç bir direğe çarpmış. Şoför ve arkadaşım hayatını kaybetti. Üzücü olan araçta fazla hasar yok ama emniyet kemerleri bağlı olmadığından camdan yola uçmuşlar. Ve söylenene göre arkadaşımın yüzünde çizik vücudunda kırık dahi yokmuş. Yani kemer takılı olsa bu gün 3 yaşındaki çocuğu yetim kalmamış olacaktı. Yazmak bile kötü ve zor ama birileri okur ve kemer takmama alışkanlığını belki bitirir diye yazıyorum.

cihanyyt
Üye
cihanyyt
1 yıl 1 ay önce

Güzel yazı, tebrikler.

Bazen de kenarda öylece beklerken gelir ölüm. Sen eve ekmek götüreyim derken, sevgilinle yürürken, belki çocuğunla.

https://eksisozluk.com/bagdat-caddesinde-cicekciye-carpip-kacan-surucu–4859850

Ama mesela M4’ü 3.20’si ile sokak aralarında yanlayan delikanlının kemeri takılı değildir. Çünkü ABS’si, ESP’si, 10 hava yastığı, bose ses sistemi, “DSG SMG şanzımanı”, V8’i, şerit takip sistemi, 19″ jantı, parası, babası alayı korur onu.

Lütfen ara sokaklarda gaza basarken kenardan köşeden kuzeninizin, amcanızın, abinizin 5 yaşındaki çocuğunun yola fırlayabileceğini unutmayın. Birde sticker satarak, viral yaparak para kazanayım derken binlerce genç ve heyecanlı seveninize ve en önemlisi kendi potansiyelinize yazık etmeyin. Üzülürüz.

selcoskun
Üye
selcoskun
1 yıl 1 ay önce

Arkadaşlar ben işim gereği (18 senedir) belki 150-200 trafik kazası gördüm(fazla da olabilir).bu arada polis değilim trafik ci de değilim. (kimler kimler: cendermeler cendermeler 🙂 bunun yaklaşık 100 ü ölümlü dür. Ölenlerden bir tane kemeri takılı bir insan görmedim desem abartmış olmam. %90 kemer takmamaktan dolayı ölüyor. Burada tabiki arabanın marka modeli de önemli.Kesinlikle takın kesinlikle. Ayrıca Sağlam araba alın. Modeli düşük olsun hiç önemli değil. ama sağlam arabalara binin. Hoşçakalın.

onur şişman
Üye
onur şişman
1 yıl 1 ay önce

bende kendi yaptığım kazanın fotoğraflarını atıyım.gri c-maxı ben kullanıyordum.kaza kafa kafayaydı kemerim takılıydı ve havayastıkları patladı.burnum bile kanamadan kurtuldum. cliodaki adam koltuğu yatık ve kemer takmıyormuş.kafası yarıldı.ufak bi örneği kemerin ne kadar önemli olduğuna dair:
http://hizliresim.com/LEO2Xb

wpDiscuz