Sürmek Lazım | Yamaha YZF R 25

Gençlerin gözdesi mercek altında...

57
8547

Öncelikle siz değerli otopark.com takipçilerine merhaba,

Otopark.com ‘da motosiklet incelemelerine pek alışık olmadığınızı biliyoruz.

Bu inceleme Otopark.com ailesine hazırladığımız ilk içerik.

Eğer sizde Sürmek Lazım adı altındaki bu motosiklet incelemesini beğenirseniz, bu şekilde ilerleyerek ve gelişerek içerikler hazırlamaya devam edeceğiz.

Ülkemizde vergi, yakıt ve fiyat etkenlerinden dolayı küçük hacimli motosikletlerin büyük hacimlilere göre çok daha fazla satıldığı su götürmez bir gerçek.

Küçük hacimli motosikletlerde ise supersport kategorisi, özellikle gençler ve motosiklete yeni başlamak isteyenler için çok cazip bir konumda.

Honda, Cbr 250 R modeliyle 250 cc segmentinde uzun bir süredir piyasaya hakimdi. Yamaha ise bu dönem zarfında 125 cc hacmi haricinde herhangi bir küçük hacimli supersport atılımında bulunmamıştı. Ta ki, 2014 ortalarında başlayan Yamaha Yzf R 25 söylentilerine kadar.

R 25’in ilk fotoğrafları ortaya çıktığında, rekabetin gerçekten kızışacağını görmek zor olmadı. 2014 sonlarına doğru açıklanan resmi teknik veriler ve ortaya çıkan fotoğraflar R 25’in hem tasarım hem de motor olarak Yamaha’nın dersine çok iyi çalışmış olduğunun adeta bir göstergesiydi.

Honda’nın tahtta oturduğu bu kategoride yıllardır hem tasarım hem de teknik olarak hiçbir değişimde bulunmaması, yenilikçi ve çok daha güçlü gelen R 25 ’in, Cbr 250’nin tahtını sallayıp yerine geçmesine oldukça kolay bir zemin hazırladı. 2015 başlarında Türkiye pazarına giren R 25, ülkemizde vergi dilimlerine takılmaması adına yurtdışında satılan 300 cc’lik R 3 modelinin 250 cc’ye çekilmiş haliyle, bir alt vergi dilimine girerek fiyat olarak da pazara iyi bir giriş yapmayı başardı.

Yamaha YZF R 25, Türkiye’ye ilk olarak 13.500 TL’lik lansman fiyatıyla girip bekleyenlerini mutlu etsede, yoğun talep ve ilk parti gelen motosikletlerin kapış kapış satılmasının ardından gelen ard arda zamlarla, 2016 Nisan itibariyle 15.750 TL fiyata ulaştı.

Biraz R 25’ten bahsedelim.

Tasarım

Yamaha, geçmişten günümüze tüm motosiklet modellerinde agresif ve marjinal tasarımlarıyla dikkat çeken bir marka. Yzf R 25’te de bu tasarım çizgilerini bozmadan devam ettirmişler. R 25’in köpek balığına benzeyen bu tasarımı, özellikle kuyruk ve kafa grenajlarında fazlasıyla dikkat çeken keskin hatları, küçük egzozu, çift farı ve sahip olduğu Diamond (elmas) şasesi ile büyük cc’deki abilerine göz kırpıyor.

İnce düşünülmüş detaylar, akıllıca yerleştirilmiş hava kanalları ve yok yok denilebilecek konsoluyla R 25, bu klasmanda yine rakiplerinden bir adım öne çıkıyor diyebiliriz. Konsolda bulunan vites göstergesi, belirli bir devirde vites değiştirmeniz konusunda sizi uyaran ve ayarlanabilen devir uyarı ışığı, ortalama ve aktüel tüketim gibi özellikler R 25’ in rakiplerinde ve küçük hacimli motosikletlerde görmeye alışık olmadığımız güzel özelliklerinden birkaçı.

Parça kalitesine değinecek olursak, motosikletin kafa ve kuyruk grenajındaki parçalarında bütünlüğün ve kalitenin gayet başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Bu bütünlüğün yan grenajlarda ve yakıt deposunda bozuluyor olması ise biraz can sıkıcı. Deponun dış tarafının tamamen plastik olması, darbelerde çatlamayıp sadece yamulmasına olanak sağlıyor.  Bu özellik aynı zamanda herhangi bir kaza durumunda sürtünmeden oluşabilecek kıvılcımların da önüne geçiyor. Deponun küçük ve kıvrımlı tasarımı motosiklet üzerinde hareket etmeye de gayet elverişli bir şekilde tasarlanmış. Bu tasarım virajlarda ya da ani hareketlerde hareket olanağını önemli bir ölçüde arttırmış.

Sürüş

Oturuş pozisyonu itibariyle vites değişimleri oldukça kolay ve akıcı. 250cc segmentinde alışık olduğumuz düşük devirlerdeki tork, R25’te bulunan yazılımdan dolayı az fakat şehir için kullanımda yakıt tasarrufu yapmak isteyen kullanıcılar için gayet yeterli. Yüksek vites düşük devir kullanımda gayet konforlu bir sürüş sağlıyor.

Yüksek devirli kullanımda  – özellikle 7 bin devir ve sonrasında –  R 25’in atikliği ve gaz tepkileri gayet yerinde ve keyifli. Ancak gaz kapattığınız an motosikletin yığıldığını hissedebiliyorsunuz. Tabiki bu tepkinin süspansiyon ayarlarıyla ve arka maşanın uzunluğuyla büyük bir ilgisi var. Sportif kullanımda keyif verebilecek bir durum olmasıyla birlikte günlük kullanımda biraz yorucu olabilir.

Diamond şasinin motosikletin hafifliğinde ve viraj kabiliyetinde çok büyük bir etkisi var. Motosikletin hafifliği ile doğru oturuş pozisyonu birleştiğinde virajlarda size gerçekten eğlenceli dakikalar yaşatabilir. Düşük devirlerde ve rölantide titreşimle hiç karşılaşmazken, 7bin devirden sonra gidonda ve ayaklıklarda farkedilir bir titreşim var. Yine de R 25 tek silindir motorlarla olan farkını her fırsatta olduğu gibi titreşimde de hissettiriyor.

R 25 kısmi sertlikte bir seleye sahip. Sonuçta supersport kategorisindeki bir motor için aslında ideal diyebiliriz. Artçı içinse durumlar biraz daha kötü. Artçı selesi göründüğünden daha fazla bir alana sahip fakat sertliği bu özelliğin güzelliğini kaybettiriyor. Kuyruk tasarımından dolayı arka selenin altında yolcuya tutacak bir yer yok ve deponun küçük olması burada kendini bir kez daha gösteriyor. Artçı için depoya tutunması biraz zor, dolayısı ile artçı ile kullanımlarda sürücü de ekstra yoruluyor. Eğer düzenli bir artçınız var ise R 25 pek size uygun olmayabilir.

Yol Tutuş

R 25, yola oturma konusunda bir sıkıntı yaşamıyor. Gerek yüksek süratlerde gerekse düşük süratlerde, gidon hakimiyeti ve motorun yola tutunması gayet tatmin edici. Yüksek süratlerde hakimiyet kaybı gibi bir tedirginlik yaşamıyorsunuz fakat hafifliğinin de etkisiyle yandan gelen rüzgarlar biraz problem olabiliyor. Motorun toplam ıslak ağırlığının 160 kilodan biraz daha fazla olduğunu düşünürsek, bu gayet doğal.

Fren konusunda ise sınıfında ortalama bir yere sahip. Tabi ki frenlerin tam performans gösterememesinde, motosikletin üzerinde gelen IRC lastiklerin etkisi oldukça büyük. Lastiklerin değişmesi durumunda fren performansının fazlasıyla artacağına inanıyoruz. Panik freninde ön lastik kitlemeye çok müsait, dolayısıyla burada konu yine kullanıcıya geliyor, doğru frenaj yapmak hayati bir öneme sahip. R 25’de ABS standart ya da opsiyonel olarak bulunmuyor.

Motor

R 25, sınıfının en güçlü ve en yeni teknoloji motoruna sahip. Bu kadar yenilikçi olmasını Yamaha’nın Valentino Rossi ile birlikte yıllardır MotoGP için geliştirdiği sıralı 4 silindir R1 motor bloğundan gelen esintilere borçlu.

R 25, sahip olduğu 36 beygirlik 2 sıralı silindirli motorunun hakkını özellikle 6 bin devirden sonra sonuna kadar veriyor. 6 bin devirden önce ise bu 36 beygire ulaşmak çok mümkün değil. Motorun sahip olduğu yazılım, 36 beygiri yayarak veriyor. Bu yüzden kalkışta daha az torkla kalkıyorsunuz. Bu hem tecrübesiz sürücüler için hem de yakıt ekonomisi için güzel bir detay. Tabii ki motordan performansını sonuna kadar almak isteyen kullanıcılar farklı yazılımlar ile değişik çözümler bulabilir.

R 25, stok egzoz sesinde bile keyif veren bir sese sahip. Bunu da çift silindirli 14bin devir çeviren bir motora sahip olmasına borçlu. Stok egzoz yerine farklı bir egzoz takılması ile çok daha farklı sonuçlar alan kullanıcıları da biliyoruz tabii ki. Fakat egzoz değişimleri motoru garanti kapsamından çıkarıyor, buna dikkat.

Tüketim

R 25, tamamen kullanıcıya bağlı yakıt tüketim değerlerine sahip. İdeal ortalama kullanımda 4.5 – 6 lt / 100 Km gibi değelere sahipken, fazla sıkıştırıldığında 7 -9 lt / 100 Km civarlarında yakmaya başlıyor.

Sonuç

Yamaha Yzf R 25, agresif çizgileri ve dinamik sürüş özellikleriyle genç motosiklet kullanıcılarının istediği bir motosiklet oldu ve olmaya devam edecek gibi de görünüyor. Çok fazla artçılı kullanmayan küçük hacimli supersport motosiklet isteyen kullanıcılar için de ideal bir motosiklet. 250 cc sınıfında kendisinden daha güçlü ya da daha teknolojik bir alternatifinin bulunmaması da bu denli talebin en büyük sebeplerinden biri.

Bize göre, Yzf R 25 başlangıç motosikleti olmak için uygun bir motosiklet olmamakla beraber gerekli tecrübe ve mümkünse iyi bir eğitimden sonra sıradaki motosiklet olmak için güçlü bir aday.

Sınıfına göre R 25’in ;

+ Performans

+ Konsol işlevselliği

+ Tasarım

+ Sürüş Hissi

+ Vites Geçişleri

+ Viraj

+ Yol Tutuş

Orta

* Yakıt

* Fren

* Süspansiyon

Kötü

Artçı Konforu ve Artçılı Kullanım

Lastikler

Parça kalitesinde yer yer sıkıntılar

Aynalar

Yüksek devirde gidon ve peglerdeki titreşim

Yorum Yaz

57 Yorum "Sürmek Lazım | Yamaha YZF R 25"

Bana bildir

Buna göre sırala:   en yeni | en eski | en iyi
Deniz Kara
Ziyaretçi
7 ay 3 gün önce

Sanki uzun zamandır Otopark’ta imiş gibi sıkı bir pampa muhabbetiniz olduğundan biz takipçiler bu sunuma hemen alıştık çok da iyi oldu. Çeşitlilik açısından da zenginlik kattınız ellerinize bileğinize sağlık Utkular 😀

Deniz Kara
Ziyaretçi
7 ay 3 gün önce

Bu arada biraz da gider halde görüntü iyi giderdi

yselimkaya
Üye
yselimkaya
7 ay 3 gün önce

Buradan taşı çekse sevdirecek olan Buğra Akpınar a teşekkürler. Güzel test, yol testi gazlama eksik ama gelecek testleri izlerim

rsc86
Üye
rsc86
7 ay 4 gün önce

harkia bir video ve artılar eksiler gösterge palelindeki özelikleri anlatmalar eminimki bir çok r-25 binicisi vites yükseltme uyarısını fabrika çıkışlı olarak kullanıyordur bir de sunumdaki ikili paslaşmalarınızı sevdim

İbrahim Uğur
Üye
7 ay 4 gün önce

Bu ara motorsiklete taktım kafayı fazla devir çevirmesinden dolayı o yüzden keşke daha fazla motor sesi koysaydınız onun haricinde samimi geldi elinize sağlık.

MertEren
Üye
MertEren
7 ay 4 gün önce

“Tamam oynama daha fazla” 😀 motosikletten anlamayan biri olarak videoyu beğendim ve izlerken sıkılmadım. Fakat sürüş kısmını da izlemek isterdim. İlerleyen zamanda bu konuda daha gelişeceğinizi düşünüyorum. Başarılarınızın devamını dilerim. Ayrıca OTOPARK.COM ailesine hoşgeldiniz.

wpDiscuz