Otomobilseverin Almanya Gezisi

3
426
Otomobilseverin Almanya Gezisi

Almanya’nın biz otomobilseverlerin gözünde yeri ayrıdır. Bir çoğumuzun taparcasına sevdiği otomobiller Almanya’nın Mannheim kentinde Karl Benz tarafından 1885 yılında icat edilmiş. Ve o günden bu güne de önderliğini asla yitirmemiş (kısmen, tartışmaya açık) olan Alman otomobilleri, günümüzde de biz otomobilseverleri heyecanlandırmaya şüphesiz devam ediyor.

Almanya’nın otomobil sektöründeki yeri ve gelişmiş otomobil kültürü bundan tam 4 sene önce hangi lisede okuyacağıma karar verirken beni etkiledi, güzelim Çanakkale’yi bırakıp Alman Lisesi’nde okumak ve otomobiller üzerine bir kariyer inşa etmek üzere İstanbul’a taşınmama sebep oldu.

Ben de lisenin son senesine girerken hem bize moral olsun, hem de ne için çalıştığımızı bilelim diye yakın bir arkadaşımı da yanıma alıp Almanya’nın Aachen ve Berlin kentlerini gezeceğimiz bir gezi düzenledim.

Gezimizin anataşları RWTH Aachen ve Berlin Teknik üniversiteleri iken üniversite gezerken şehirlerin tadını çıkarmaya da özen gösterdik.

DAKİKA BİR GOL BİR

Uçağımız Aachen’a trenle 45 dakika mesafedeki Köln’e iniyor. Trenimize daha bir saat var ve aç karınlarımızı doyurup Köln’ü de tatmak üzere Kölner Dom’un yanindan Hohe caddesindeki Subway’e doğru yürüyoruz. Biz açlığın da etkisiyle yüksek tempo yürüyeduralım sağımdaki Komedien Caddesi’nde Excelsior Hotel Ernst’in önünde kahverengi bir parıltı gözüme çarpıyor.

Benteyga

Yalnız gözüme çarpıyor dediğime bakmayın kesinlikle dikkat çeken bir araç değil Benteyga. Benteyga ile yanında duran x5’le arasındaki 220.000 euro fiyat farkını dışarıdan bakınca hissetmek çok zor. Bu haliyle gösterişsiz Avrupa zenginlerinin hoşuna gidebilir fakat Amerika’lı rapçilerin dikkatini çekmek için Mansory gibi firmaların da işin içine karışması gerekecektir.

KARADA 250KM/H

Almanya’nın ICE hızlı trenleriyle Berlin’e doğru yola çıkıyoruz. 200 km/s’nin üzerine nadir çıkan trenimiz Hamburg-Berlin arasında ise en yüksek yolculuk hızı olan 250km/s’ye ulaşıyor.

BERLİN’E VARIŞ

Berlin’de yanında kalacağımız akrabam bizi karşılamak üzere Renault Laguna‘sı ile geliyor. Eski sivil polis aracı olan 2.2 dizel Renault’yu akrabam 100 bin kilometredeyken 3000 Euro’ya almış.

Almanya’nın ikinci el otomobil piyasasını bilmeyenler için şu an online satışta 1.2 milyon adet araç var. Almanya’nın ikinci el otomobil piyasasını incelemek isterseniz “mobile.de” adlı mobil uygulamayı öneririm. Sadece fiyat araştırması için değil, aklınızda bir arabayı incelemek varsa da internette fotoğraflarına bakmaktansa uygulamayı kullanarak inceleyebilirsiniz, zira arayıp da bulamadığım araç azdır.

Unter den Linden           

Berlin`in merkezi semti Unter den Linden’da VW grubunun DRIVE adlı konsept showroom’u ve Mercedes Benz’in Gallery adlı showroom’u neredeyse yan yana konumlanmışlar ve biz otomobil severlerin Berlin’de ziyaret etmesi gereken yerler listesinde yukarılarda yer alıyorlar.

VOLKSWAGEN GROUP FORUM “DRIVE”

drive-forum

VW’in showroom’unda grubun her firmasından çeşitli araçları ve konseptleri görmek mümkün. Fakat DRIVE VW’in otomobillerini tanıttığı bir showroom’dan ziyade teknoloji galerisi tadında bir mekan. DRIVE kısaca VW grubunun vizyonu, teknolojileri ve çok yönlülüğünün sergilendiği bir sergi.

VW, DRIVE’ı “mobil dünya”nın son trendlerinin sergilendiği bir forum olarak tanımlıyor. Forum olarak adlandırmasındaki amaç ise DRIVE’ı, içerisinde yeni fikirlerin ve yaratıcılığın öne çıktığı bir tartışma ortamına dönüştürmek.

Makineler ve gelişmiş mühendislik ürünlerine ilgi duyan biri olarak içerisi benim için ilgi çekici “eserlerle” doluydu. İnsan portresi çizen makinelerden tutun heykeltıraş robotlara, Lamborghini Huracan’dan VW Caddy’e kadar çeşit çeşit eser vardı. VW’in hedeflediği gibi DRIVE’ın içindeyken bir showroom’dan ziyade bir müzede gibi hissediyorsunuz. Kendinizi eller arkada birleşmiş, gözler kısık şekilde segilenenleri incelerken bulabiliyorsunuz.

DRIVE’ın içinde BROTZEIT ve ZEITGEIST adında iki farklı tip yemekhane de bulunmakta. VW grubundan bir parçayla dönmek isteyenler için küçük bir mağazası da olan DRIVE haftanın her günü sabah 10, akşam 8 arası ziyaretçilerini bekliyor.

VW DRIVE web sitesi: http://www.drive-volkswagen-group.com/en/

MERCEDES BENZ GALLERY

Mercedes Benz Gallery de DRIVE gibi üründen çok imaja odaklanmış bir showroom. Fakat imaj konusuna Daimler ve VW’in yaklaşımı tamamen farklı. VW geleceğe odaklanmışken Daimler geçmişten bu güne temasına odaklanmış. Bu temanın kaynağı da showroomun tarihinde yatıyor. Berlin’de ilk mağazasını 1909 yılında Unter Linden’da açan Daimler, tam yüz yıl sonra, 2009’da, 100. senesini kutlamak için Berlin’de Mercedes Benz Gallery’i açmış.

2048_Mercedes-Benz_Gallery_Berlin

Galeri Mercedes Benz’in tarihindeki ilkleri, icatları ve dönüm noktalarının kronolojik olarak gösterildiği bir çizelge ile çevrelenmiş. Galerinin içinde Mercedes’in son model otomobillerini görmek mümkün. Biz oradayken Cabrio ve Coupe C43 AMG deneyimleme fırsatı bulduk. Kısa bir showroom testinin ardından C43 AMG’yi genel olarak beğendiğimi fakat arka koltuğa 182 cm boyunda birinin sığamadığını fark edince hayal kırıklığına uğradığımı da ek bilgi olarak söylemeliyim.

Daha önce İstanbul Autoshow’da deneyimlemiş olduğum AMG GT her zamanki asaletiyle galeriye girenleri karşılıyor. Arkalara ilerledikçe S Klasse ve CLA Touring’e yer verilmiş. Galeride küçük bir hediyelik eşya mağazası da mevcut.

MB Gallery’de de bir restoran olduğunu söylemeden geçmeyeyim. Mercedes Benz Gallery haftanın her günü sabah 9 akşam 8 arası ziyaretçilere açık.

KURFÜRSTENDAMM, BMW HAUS & TESLA STORE

BMW de Almanya’nın başkentine özel bir mağaza açmayı unutmamış. BMW’nin ‘Haus‘ yani ‘ev’ olarak adlandırdığı mağazası turistik bir showroom. Turistik dememin sebebi Berlin’in en popüler caddesi; Apple Store, Tesla Store gibi nadir mağazaların da bulunduğu Kurfürstendamm’da konumlandırılmış olması.

bmw-haus-am-kurfuerstendamm-berlin

Mercedes ve VW’in konsept mağazalarının yanında BMW HAUS normal bir showroom gibi kalsa da burada 218d gibi sıkıcı araçları asla bulamayacağınıza emin olabilirsiniz. BMW’nin BMW HAUS ile amacı Berlin’i ziyaret edenlere ellerindeki en etkileyici ürünleri sunmak. Mağazanın girişinde LED farlarıyla sizi karşılayan yeni 7 serisi ve göz kamaştıran mavisiyle M2 bunu başarıyla yerine getiriyor.

Bir önceki BMW HAUS ziyaretimde M6 Gran Coupe‘yi deneyimleme fırsatı bulmuştum. Sizler de ziyaret etme fırsatı bulursanız farklı araçlara denk gelme ihtimaliniz yüksek.

Kurfürstendamm’dan da biraz bahsetmezsem olmaz. Burası Berlin’in bana göre en güzel caddesi. Mağazaları, geniş kaldırımları ile genel olarak İstanbul’un Bağdat Caddesi’ne benzettiğim Kurfürstendamm’da Apple Store’un bitişiğinde Tesla Store bulunuyor (Apple ve Tesla’ya da İstanbul’da mağaza yeri seçme konusunda yardımcı olur bu bilgiler umarım).

Tavsiye: Kurfürstendamm’da gezerken caddeden sık sık geçen egzotik otomobilleri yakalamak için telefonunuzu hazırda tutmayı unutmayın.

Tesla’ya Model X’i deneyimleme umuduyla girdim fakat makyajlı Model S ile yetinmek zorunda kaldım. Model S’in makyajlı ön görünümünü çok beğendim. Keşke Volvo gibi sadece öne değil arka tasarıma da makyaj yapsalarmış. Bu sayede önü modern bir tasarıma kavuşmuşken arkası da senelerdir gözümüzün alıştığı tasarımdan kurtulmuş olurdu. Yine de Model S hala en beğendiğim büyük sedanlardan biri.

Normalde Tesla Store’larda küçük bir hediyelik eşya kısmı bulunur fakat Berlin mağazasında hediyelik eşya satılan bir yer göremedim.

Tesla Store Pazartesiden Cumartesiye sabah 10 akşam 10 arası açık.

CLASSIC REMISE BERLIN

Elbet bir belgeselde veya filmde görmüşsünüzdür. Çerçevenin içine yavaşça giren karakterin ağzından şu kelimeler dökülür: “Vay canına, burası cennet gibi!”. Classic Remise Berlin‘in içine girdiğim an verdiğim tepki de bundan farksızdı.

Bir Porsche hayranı olarak Stuttgart’da Porsche Müzesine girdiğimde bile otomobilsever damarlarım bu kadar kabarmadı. Classic Remise’in bahçe kapısından içeri girdiğim anda beni karşılayan güzellikler eski taş binanın içinde nelerin saklı olabilceğinin habercisiydi.

087_Meilenwerk_Bild-CR

Burası Classic Remise Berlin. Classic Remise, otomobil tutkunlarının arabalarını saklayabilecekleri, restore edebilecekleri, satabilecekleri, satın alabilecekleri bir kompleks. Bütün bu kompleks taş bir binanın içinde birleşmiş durumda.

Bahçeye girdiğimde sağımda restorasyon bekleyen klasikleri dizilmiş buldum. Pagoda Mercedes’lerden Jaguarlara pek çok güzel araç sıkış tıkış, binanın duvarlarının önüne yığılmışcasına duruyordu.

Solda ise ziyaretçi otoparkı bulunuyordu. Burada genelde daha modern araçlar bulunsa da günlük kullanılan klasik Mini’ler ve Alfa’lar da ziyaretçi otoparkında yer edinmişti.

Bildiğim bir şey varsa o da asıl güzelliklerin kapalı kapılar ardında, eski binanın kalın taştan duvarlarının arkasında gizli olduğuydu. Yavaşça içeri süzüldüm ve gördüğüm manzara karşısında tokat yemişe döndüm. Şimdi burada bazıları ne kadar abartarak anlatıyor diyecektir fakat benim gibi “youngtimer” ve klasik hastası biri için burası bir tapınak gibiydi.

Hepsi birbirinden bakımlı onlarca klasik, art arda park edilmiş sahiplerini bekliyordu. Bir kısmı satılık olan klasiklerin arasında gezinebiliyor, dokunabiliyor hatta birkaçının kapılarını da açabiliyorsunuz.

Countach’a dokunmak…

Crossley Webb uluslararası klasik otomobil ticareti yapan bir şirket. Ve onların Berlin şubesi de Classic Remise’in içinde bulunuyor. Aşşağıda BMW 2002‘nin önünde gördüğünüz de 600.000 euro değerindeki Countach‘a dokunan ben 🙂

Processed with VSCO with g3 preset
Lamborghini Countach ve ben 🙂

20 bin metrekarelik alana sahip binanın diğer tarafında da vatanlarına göre ayrılmış 4 tamirhane mevcut. Her bir tamirhane kendi ülkesinde üretilen otomobiller üzerine özelleşmiş. Alfa’lar ve Ferrari’ler İtalyan tamirhanesini, Mercedes ve BMW’ler Almanı, Citroen ve Peugeot’lar Fransızı, Rolls Royce ve Mini Cooper’lar İngiliz tamirhanesini tercih ediyor. Tamirhanelerin içinin tıklım tıklım araba dolu olduğunu belirteyim.

Herkesin ilgisini çekecek klasikler:

3 adet Lamborghini Countach, BMW Z8, Corvette C2 ve C3, iki tane Ferrari Dino, Lancia Delta Integrale, birçok Porsche 911, iki adet Mercedes 190 SL, iki adet 300 SL (tanesi 1 milyon Euro’dan daha değerli), birçok Ferrari, iki adet Aston Martin DB4 ve bir tane DB5 olmak üzere hatırlayamadığım daha niceleri…

Eminim klasikleri sıkıcı bulanlar olacaktır. Onların da ilgisini çekecek otomobil galerileri var. Lotus‘un Berlin şubesi Classic Remise’nin içinde; modern Lotus’ları etrafta görmek mümkün. Ayrıca zenginlerin camla çevrili “haznelere” araçlarını bıraktığı kısımda birkaç adet SLS AMG, Porsche 911 GT3’ler, Ferrari 458 Speciale’ler görmek mümkün.

Lancia Delta Integrale HF Evo 2
Lancia Delta Integrale HF Evo 2

Bunlar da mı sizi kesmedi? O zaman size ultra zenginlere hizmet eden galerileri sunuyorum.

80 metrekarelik galerinin içinde sadece şu araçlar bulunuyor: Bugatti Veyron, Porsche Carrera GT, Porsche 918, Ferrari Enzo Ferrari ve iki tane Ferrari LaFerrari. Ortalama beygir degeri bu kadar yüksek bir galeri dünyada çok yoktur diye tahmin ediyorum.

Malesef kendi çekimim fotoğrafı yok, mağazanın ışıkları kapalı olduğundan fotoğrafını çekmek imkansızdı.

KİRALIK CANAVAR

Kısa bir Hamburg gezisi için araba kiralamamız gerekiyordu ve Berlin Sixt’ten bu canavarı kiraladık.

Processed with VSCO with c2 preset
X5 40d

Konforuna, gücüne, torkuna her şeyine hayran kaldım X5’in. 313 beygir güç üreten 3 litre dizel motoru, 630 Nm de tork üretiyor. Bu güç, otomobili 100 km/s hıza 6 saniyede çıkarmaya yetiyor. Şehir içinde de 630 Nm torkuyla bir hayli eğlenceli bir araç.

Bildiğiniz üzere Alman otobanlarında hız sınırı yok. Altımızda da bu kadar güçlü bir araç varken yüksek hız denemesi yapmasak olmazdı. Bizde X5’in sınırlarını zorladık. 250km/h ile sınırlandırıldığından 250’ye kadar gayet güçlü ilerlerken 250km/h’de çift turbolu dizel motor güç kesiyor. Tahminlerime göre eğer sınırlandırılmamış olsaydı 270-280 arası değerleri görebilirdi X5 40d.

Denemeler:

530d ile arka arkaya tam gaz verdiğimizde 210km/h’e kadar mesafeyi yavaş yavaş açıyoruz fakat 210’dan sonra 530d ile X5 40d tamamen aynı performansı gösteriyorlar. Bunda X5’in aerodinamik ve kütle dezavantajı rol oynuyor tabi.

Macan S ile arka arkaya hızlanıldığında ise Macan S, X5’i kolaylıkla geride bırakıyor. Burada da yüksek hızlarda dizel motorun dezavantajı başta olmak üzere aerodinami ve ağırlık da yine önemli etkenlerden.

120km/h – 240km/h hızlanma videosunu şöyle bırakayım:

PAYLAŞ
Önceki İçerikEngellerin Fordlardan oluştuğu yarış: Dronekahana
Sonraki İçerikMotorine bir zam daha geldi
Arda Celik
Çanakkaleliyim, İstanbulda yaşıyorum. Otomobil sevdam nerde ne zaman başlamış bilmesem de kendimi bildim bileli otomobillere aşığım. Alfa Romeo, Porsche ve Volvo en sevdiğim firmalar. WEC yarışlarını takip ediyorum. Otopark.com'u uzun süre takip ettikten sonra bir yardım eli de ben uzatayım diyerek giriştiğim bu macerada, umarım beraber güzel işlere imza atacağız.

Yorum Yaz

3 Yorum "Otomobilseverin Almanya Gezisi"

Bana bildir

Buna göre sırala:   en yeni | en eski | en iyi
mcfly64
Üye
mcfly64
1 ay 6 gün önce

Alman otobanlarında hız sınırı var 130 ama ceza yok.Otobanların tamamı ücretsiz.

asoguz
Üye
asoguz
3 ay 22 gün önce

LOL yorum olmaması şaşırttı beni açıkçası … neyse güzel bir yazı ve gezi olmuş hasta oldum klasikleri görünce bende. Araç kiralama fiyatlarından bahsedersen sanırım yararlanacak kitle çıkacaktır…

wpDiscuz